ABD ve Kanada, tarife konusunda anlaşmaya varılamaması üzerine ticaret savaşını derinleştiriyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, ülkesinin ABD'nin uyguladığı tarifelere "dolar dolar" karşılık vereceğini duyurdu. Bu açıklama, iki ülke arasındaki ticari gerilimin daha da tırmanacağına işaret ediyor. Uzmanlar, bu durumun Kuzey Amerika ekonomisini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
ABD yönetimi, geçtiğimiz aylarda çelik ve alüminyum ithalatına yönelik ek gümrük vergileri getirmiş, Kanada da bu tarifelere misilleme olarak çeşitli Amerikan ürünlerine ek vergi uygulamıştı. İki ülke arasındaki müzakerelerden henüz somut bir sonuç çıkmazken, Başbakan Carney'nin son açıklamaları tansiyonun düşmediğini gösteriyor.
Kanada Başbakanı, yaptığı açıklamada "Kanada, vatandaşlarının ve işletmelerinin çıkarlarını korumak için ABD'nin uyguladığı her tarifeye aynen karşılık verecektir" dedi. Carney, bu politikayla Kanada'nın ekonomik egemenliğini korumayı hedeflediğini vurguladı. Ancak ekonomistler, bu karşılıklı tarife artışlarının her iki ülkenin ekonomisine de zarar vereceği konusunda uyarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ile Kanada arasındaki ticaret hacmi yıllık yaklaşık 700 milyar doları buluyor. İki ülkenin birbiriyle olan ticari ilişkisi, Kuzey Amerika ekonomisinin temel taşlarından biri olarak görülüyor. Uzmanlar, bu ticaret savaşının yalnızca iki ülkeyi değil, küresel tedarik zincirlerini de etkileyeceğini belirtiyor.
Özellikle otomotiv, tarım ve enerji sektörlerinde karşılıklı bağımlılığın yüksek olması, bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, bu gelişmenin diğer ülkelerle yürütülen ticaret müzakerelerine de örnek teşkil edebileceği ifade ediliyor. Küresel piyasalarda, bu durumun risk algısını artırarak yatırımcıların iştahını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, küresel ticaretin iki büyük aktörü arasındaki gerilimin derinleşmesine işaret ediyor. Bu durum, Türkiye'nin ihracat pazarlarını doğrudan etkilemese de, küresel ekonomik belirsizlikleri artırarak dolar/TL paritesi ve dış ticaret hadleri üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Ayrıca, korumacılık eğilimlerinin güçlenmesi, Türkiye'nin ABD ile ticari ilişkilerinde de yeni kısıtlamalara yol açabilir. Bu nedenle Ankara'nın, Washington ile ticari diyaloğunu sürdürmesi ve olası tarife artışlarına karşı hazırlıklı olması önem taşıyor.