Washington ve Ottawa, geçtiğimiz hafta boyunca ticaret müzakerelerini yoğunlaştırdı. Ancak yetkililer, tarafların henüz birbirlerine taviz vermediğini ve anlaşmanın yakın olmadığını belirtiyor. ABD Ticaret Temsilciliği ve Kanada Dışişleri Bakanlığı arasındaki temaslar, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yerini alacak yeni bir çerçeve arayışının parçası. Görüşmelerde tarifeler, otomotiv sektörü ve tarımsal sübvansiyonlar gibi kritik başlıklar masada.
Görüşmelerin Arka Planı
ABD ve Kanada arasındaki ticaret ilişkileri, 2018'de NAFTA'nın yeniden müzakere edilmesiyle başlayan süreçte dalgalı bir seyir izledi. Eski Başkan Donald Trump döneminde çelik ve alüminyum ithalatına getirilen ek vergiler, iki ülke arasında gerginliğe yol açmıştı. Biden yönetimi döneminde ise ilişkilerde kısmi bir yumuşama görülse de, özellikle otomotiv menşe kuralları ve süt ürünleri kotası gibi konularda anlaşmazlıklar sürüyor. Son haftalarda yapılan üst düzey görüşmelerde, ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai ve Kanada Ticaret Bakanı Mary Ng bir araya geldi. Kaynaklara göre, taraflar teknik düzeyde bazı ilerlemeler kaydetti ancak siyasi irade eksikliği nedeniyle henüz el sıkışılmadı.
Kanada, ABD'nin otomotiv parçaları için yerli üretim oranını artırma talebine karşı çıkıyor. Ottawa, bu tür bir düzenlemenin Kanada otomotiv sanayisini olumsuz etkileyeceğini savunuyor. ABD ise Kanada'nın süt ürünleri pazarına erişim konusundaki kısıtlamalarını eleştiriyor. Ayrıca, ABD'nin yumuşak kereste ithalatına uyguladığı antidamping vergileri de görüşmelerde gerginlik yaratan bir diğer başlık.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-Kanada ticaret görüşmeleri, yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Kuzey Amerika ekonomisini ve küresel tedarik zincirlerini yakından ilgilendiriyor. Kanada, ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri ve günlük mal ticareti hacmi 2 milyar doları aşıyor. Olası bir anlaşma, Meksika'nın da taraf olduğu ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nın (USMCA) güncellenmesi anlamına gelebilir. Ancak müzakerelerin uzaması, iş dünyasında belirsizliğe yol açıyor ve yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin ticaret politikasındaki korumacı eğilimler, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları ve serbest ticaret anlaşmaları açısından endişe yaratıyor. Kanada'nın bu süreçte sergileyeceği tutum, diğer orta ölçekli ekonomiler için de bir emsal oluşturabilir. Özellikle ABD ile ticaret fazlası veren ülkeler, benzer baskılarla karşılaşabilir.
Türkiye açısından doğrudan bir etki beklenmemekle birlikte, küresel ticaret kurallarının şekillenmesi ve ABD'nin ikili anlaşmalardaki tavrı, Türkiye'nin ABD ile olan ticari ilişkilerini de dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, ABD ile 100 milyar dolarlık ticaret hedefi doğrultusunda görüşmeler yürütüyor. ABD'nin Kanada'ya karşı tutumu, Türkiye'nin müzakere pozisyonunu etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret müzakereleri, Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığı ancak yakından izlemesi gereken bir süreç. ABD'nin ticaret politikasındaki korumacı eğilimler ve ikili anlaşmalarda taviz koparma stratejisi, Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü 100 milyar dolarlık ticaret hedefi görüşmelerinde dikkate alması gereken bir faktör. Kanada'nın otomotiv ve tarım sektörlerinde karşılaştığı baskılar, Türkiye'nin benzer sektörlerdeki ihracatını dolaylı etkileyebilir. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerindeki olası değişimler, Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar veya riskler yaratabilir. Türkiye, DTÖ çerçevesinde kurallara dayalı bir ticaret sistemini savunmaya devam etmeli.