ABD'nin Eylül ayı istihdam raporu, piyasa beklentilerinin altında kalan tarım dışı istihdam artışı ve ılımlı ücret artışıyla Federal Rezerv'in (Fed) faiz artırım döngüsünde daha temkinli olacağı yönünde sinyal verdi. BlackRock'ın Sistematik Çok Stratejili Fonu portföy yöneticisi Jeffrey Rosenberg, veriyi "güvercin" olarak nitelendirerek, bunun Fed'in faiz politikasını ve ABD Hazine tahvil getirilerini doğrudan etkileyeceğini söyledi. Bloomberg'e konuşan Rosenberg, istihdam verisinin Fed'in şahin kanadını desteklemediğini vurguladı.
İstihdam Verisinin Detayları ve Piyasa Tepkisi
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Eylül ayında tarım dışı istihdam 150 bin arttı; ekonomistlerin beklentisi 180 bin civarındaydı. İşsizlik oranı ise %3,8 olarak gerçekleşti ve bir önceki aya göre değişim göstermedi. Ortalama saatlik kazançlar aylık bazda %0,2 artarak beklentilerin hafif altında kaldı. Bu veriler, işgücü piyasasının soğumaya başladığına dair işaretler olarak yorumlandı. Verinin ardından ABD 10 yıllık Hazine tahvil getirisi %4,78'den %4,65'e geriledi; dolar endeksi (DXY) %0,4 değer kaybetti. Hisse senedi piyasaları ise faiz artırımının yavaşlayacağı beklentisiyle yükseliş kaydetti.
Rosenberg, "Bu rapor, Fed'in 'daha uzun süre yüksek faiz' söylemini sürdürmesini zorlaştırıyor. Ücret artışındaki yavaşlama, enflasyon baskılarının hafiflediğine işaret ediyor. Fed'in kasım toplantısında faiz artırımına ara verme olasılığı arttı" dedi. Rosenberg ayrıca, tahvil piyasasının bu veriyle birlikte resesyon fiyatlamaya başladığını belirtti. BlackRock yöneticisi, Fed'in 2023'ün son çeyreğinde faiz oranlarını sabit tutabileceğini, ancak enflasyonun seyri netleşene kadar kapıyı tamamen kapatmayacağını ekledi.
Fed'in Faiz Politikası ve Küresel Etkiler
Fed, 2022 Mart'tan bu yana politika faizini 525 baz puan artırarak %5,25-5,50 aralığına çıkardı. Son üç toplantıda faiz artırımına ara veren Fed, enflasyonun %2 hedefine doğru ilerlemesini bekliyor. Eylül ayı istihdam verisi, Fed'in şahin üyeleri için hayal kırıklığı yaratırken, güvercin kanadı için güçlü bir argüman oluşturdu. Piyasa fiyatlamaları, kasım toplantısında faiz artırımı olasılığını %20'nin altına indirdi; bir ay önce bu olasılık %40 civarındaydı.
ABD'deki bu gelişme, küresel piyasaları da yakından ilgilendiriyor. Doların değer kaybı, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) gibi diğer büyük merkez bankaları, Fed'in adımlarını dikkatle izliyor. Fed'in faiz artırım döngüsünü sonlandırması, küresel likidite koşullarının gevşemesine ve risk iştahının artmasına yol açabilir. Ancak uzmanlar, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyretmesi nedeniyle Fed'in temkinli duruşunu koruyacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de istihdam verisinin güvercin sinyali vermesi, Fed'in faiz artırım döngüsünü yavaşlatacağı beklentisini güçlendirerek doların küresel çapta değer kaybetmesine neden olabilir. Bu durum, Türkiye gibi yüksek dış borcu ve cari açığı olan ülkeler için kısa vadede olumlu bir gelişme. Doların zayıflaması, TL üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletebilir ve ithalat maliyetlerini düşürebilir. Ancak Türkiye'nin kendi para politikası ve enflasyon dinamikleri belirleyici olmaya devam edecek. Fed'in faiz artırımlarına ara vermesi, küresel risk iştahını artırarak Türkiye'ye yönelik portföy yatırımlarını destekleyebilir. Yine de jeopolitik riskler ve iç ekonomik kırılganlıklar, bu olumlu etkiyi sınırlayabilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararlarında Fed'in adımlarını dikkate alması bekleniyor.