ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun Cuma günü açıkladığı verilere göre, Eylül ayında tarım dışı istihdam 134 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin altında kaldı. İşsizlik oranı ise %4,2'ye yükselerek son üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu gelişme, ABD işgücü piyasasının hızla soğuduğuna işaret ediyor ve Federal Reserve'in yılın kalanında faiz indirimlerine devam edebileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.
İstihdam Artışındaki Yavaşlamanın Arka Planı
Eylül ayı istihdam verileri, ABD ekonomisinin son yıllardaki en güçlü işgücü piyasası koşullarından uzaklaştığını gösteriyor. Tarım dışı istihdam artışı, Ağustos ayında aşağı yönlü revize edilen 159 binin ardından 134 bine geriledi. Bu, son 12 ayın en düşük artış hızlarından biri. İşsizlik oranı ise %4,0'tan %4,2'ye çıkarak beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşti.
Detaylara bakıldığında, sağlık hizmetleri ve eğlence sektörleri istihdam artışına katkı sağlarken, imalat ve perakende gibi sektörlerde zayıf tablo dikkat çekiyor. Ortalama saatlik kazançlar aylık %0,2 artışla son bir yılın en düşük hızında yükseldi; yıllık bazda ise %3,5 ile beklentilerin altında kaldı. Bu, ücret kaynaklı enflasyon baskısının azaldığını gösteriyor.
İşgücüne katılım oranı %62,7'de sabit kalırken, istihdam edilenlerin nüfusa oranı hafif geriledi. Uzun süreli işsiz sayısındaki artış ve iş bulma süresinin uzaması, işgücü piyasasındaki gevşemenin sadece geçici olmadığını, yapısal bir yavaşlamaya işaret ettiğini gösteriyor. Ekonomistler, son aylarda işe alım hızındaki düşüşün, şirketlerin belirsizlik ortamında yatırım ve istihdam kararlarını ertelemesinden kaynaklandığını belirtiyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD işgücü piyasasındaki soğuma, küresel ekonomik yavaşlama endişelerini derinleştiriyor. Dünyanın en büyük ekonomisindeki talep zayıflığı, ihracatçı ülkeler için olumsuz bir görünüm oluşturuyor. Özellikle Asya ve Avrupa'daki tedarik zincirleri, ABD'den gelen siparişlerdeki azalmayı hissediyor. Çin'de büyüme hedeflerinin altında kalan veriler ve Almanya'da imalat sektöründeki daralma, ABD'deki yavaşlamanın küresel ölçekte yankılanacağını gösteriyor.
Federal Reserve'in bir sonraki toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimi yapması bekleniyor. Piyasalar, yıl sonuna kadar toplamda 50 baz puanlık indirim fiyatlıyor. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde olduğunu ve aceleci davranmayacaklarını vurgulamıştı. Eylül verileri, Fed'in elini güçlendirebilir; zira işgücü piyasasındaki yavaşlama, enflasyonu düşürücü yönde etki yapıyor.
ABD ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde %3,0 büyümüştü; ancak üçüncü çeyrekte büyümenin %2,5 civarına gerilemesi bekleniyor. İstihdam verileri sonrası dolar endeksi değer kaybetti, tahvil faizleri düştü ve hisse senedi piyasaları karışık seyretti. Altın ons fiyatı ise güvenli liman talebiyle yükseldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki istihdam yavaşlaması ve faiz indirimi beklentileri, Türkiye ekonomisi için kısa vadede olumlu bir etki yaratabilir. Doların zayıflaması ve ABD tahvil faizlerinin düşmesi, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını artırabilir; bu da TL üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak ABD talebindeki zayıflama, Türkiye'nin ihracat pazarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Fed'in faiz indirimleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikası alanını genişletse de, küresel risk iştahındaki dalgalanmalar dikkatle izlenmeli.