ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, istihbarat kurumlarının iç raporlarında yer alan ciddi uyarılara rağmen Suudi Arabistan'a F-35 savaş uçağı satışını ilerletme kararı aldı. ABD istihbarat teşkilatları, F-35'lerin Suudi Arabistan'a gönderilmesi durumunda Çin'in bu uçaklara ait hassas teknolojiyi ele geçirebileceği veya çalabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Bu gelişme, Washington ile Riyad arasındaki savunma işbirliğinin derinleşmesi ve Orta Doğu'daki güç dengeleri açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
İstihbarat Uyarıları ve Satışın Arka Planı
ABD istihbarat kurumları, F-35 programının en gelişmiş teknolojilerini içeren detayların Suudi Arabistan üzerinden Çin'e sızabileceğini belirtti. F-35, radar görünmezliği (stealth), gelişmiş sensör füzyonu ve elektronik harp kabiliyetleriyle ABD'nin en hassas savunma projelerinden biri. Suudi Arabistan'ın Çin ile artan ekonomik ve askeri bağları, bu endişeleri daha da artırıyor. Özellikle Suudi Arabistan'ın Çin yapımı balistik füze ve insansız hava aracı sistemlerine yatırım yapması, Washington'da teknoloji güvenliği konusunda şüphe uyandırıyor.
Trump yönetimi, Suudi Arabistan'ı İran'a karşı dengeleyici bir aktör olarak görüyor ve satışın bölgesel istikrarı güçlendireceğini savunuyor. Ancak Kongre'deki bazı senatörler, Suudi Arabistan'ın Yemen savaşındaki rolü ve insan hakları ihlalleri nedeniyle satışa karşı çıkıyor. 2019'da Suudi Arabistan'a yapılan silah satışlarının ardından Kongre'de yaşanan gerilim, bu kez F-35 gibi stratejik bir sistemle daha da büyüyebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
F-35 satışı, yalnızca ABD-Suudi Arabistan ilişkilerini değil, aynı zamanda İsrail'in niteliksel askeri üstünlüğünü (QME) de etkiliyor. İsrail, ABD'nin Orta Doğu'daki en yakın müttefiki olarak F-35'lere zaten sahip. Suudi Arabistan'a satış, İsrail'in bölgedeki hava üstünlüğünü zayıflatabilir ve İsrail hükümetinden tepki çekebilir. Öte yandan, Çin'in Suudi Arabistan üzerinden F-35 teknolojisine erişim sağlaması, ABD'nin Asya-Pasifik'teki stratejik rekabetini de olumsuz etkileyebilir. Çin, hâlihazırda kendi geliştirdiği J-20 ve J-31 gibi uçaklarla F-35'e rakip olmaya çalışıyor; teknoloji sızıntısı, bu rekabette Çin'e avantaj sağlayabilir.
Ayrıca, ABD'nin F-35 satışını onaylaması, diğer Körfez ülkeleri için de emsal teşkil edebilir. BAE, Katar ve Kuveyt gibi ülkeler de benzer taleplerde bulunabilir. Bu durum, bölgede bir silahlanma yarışını tetikleyebilir ve özellikle İran'ın sert tepkisine yol açabilir. İran, Suudi Arabistan'ın F-35'lere sahip olmasını kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak görecektir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Suudi Arabistan'a F-35 satışı, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Türkiye, Rus S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle 2019'da F-35 programından çıkarılmıştı. Bu gelişme, Türkiye'nin kendi savaş uçağı projelerine (MMU/TF-X) hız vermesini zorunlu kılıyor. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın F-35'lere sahip olması, bölgesel askeri dengede Türkiye'nin aleyhine bir değişim yaratabilir. Türkiye, bu satışın NATO müttefiklik ruhuna aykırı olduğunu ve kendi güvenlik endişelerini dikkate almadığını savunabilir. Öte yandan, ABD ile ilişkilerin normalleşmesi ve Türkiye'nin F-16 modernizasyonu gibi konularda pazarlık masasında bu gelişme yeni bir denge unsuru olabilir.