ABD'de Cumhuriyetçi çoğunluktaki Federal Fırsat Eşitliği İstihdam Komisyonu (EEOC), işverenlerin çalışanlarını ırk ve cinsiyete göre raporlamasını gerektiren uzun süredir devam eden bir uygulamayı sonlandırmayı önerdi. Öneri, kamuoyunun görüşüne sunulmak üzere resmi sürece girdi. Ancak sivil haklar grupları ve Demokratlar, bu adımın işyerinde ayrımcılıkla mücadeleyi zayıflatacağını savunarak sert tepki gösterdi. EEOC Başkanı ve Cumhuriyetçi üyeler ise sürecin gereksiz bir yük olduğunu ve işletmeleri hedef aldığını iddia ediyor.
Önerinin arka planı ve kapsamı
EEOC'nin önerisi, işverenlerin yıllık olarak sunduğu EEO-1 raporunun değiştirilmesini öngörüyor. Bu rapor, şirketlerin çalışanlarını ırk, etnik köken ve cinsiyete göre kategorize etmesini zorunlu kılıyor. 1960'lardan bu yana yürürlükte olan bu uygulama, işyerindeki ayrımcılığı tespit etmek ve izlemek için kullanılıyor. Ancak EEOC, raporlamanın 'modasının geçtiğini' ve işletmelere gereksiz maliyet getirdiğini öne sürüyor. Öneri, özellikle küçük işletmelerin yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. Bununla birlikte, raporlamanın tamamen kaldırılması durumunda, federal kurumların işyeri ayrımcılığını izleme yeteneğinin ciddi şekilde zayıflayacağı belirtiliyor.
Eleştirmenler, EEOC'nin bu hamlesinin, ırk ve cinsiyet eşitliği konusunda son yıllarda kaydedilen ilerlemeyi tersine çevireceğini söylüyor. Özellikle Biden yönetimi döneminde genişletilen çeşitlilik programları, bu öneriyle birlikte hedef tahtasına oturtulmuş durumda. Sivil haklar örgütü NAACP, önerinin 'ayrımcılığı görünmez kılacağını' ifade ederken, işçi sendikaları da konuyu yargıya taşıyacaklarını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bu gelişme, dünya genelinde çeşitlilik ve kapsayıcılık politikalarına yönelik artan muhafazakâr tepkinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Avrupa'da da benzer tartışmalar yaşanırken, birçok ülke işgücü verilerinin toplanmasını bir insan hakkı meselesi olarak görüyor. ABD'nin bu adımı, özellikle çok uluslu şirketlerin küresel çapta uyguladığı çeşitlilik raporlaması standartlarını da etkileyebilir. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Çalışma Örgütü, veri toplamanın ayrımcılıkla mücadelede kritik olduğunu vurguluyor. Öte yandan, önerinin yasalaşması halinde ABD'deki işgücü piyasasında ırk ve cinsiyet temelli eşitsizliklerin daha da derinleşebileceği endişesi hakim.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel çeşitlilik ve ayrımcılıkla mücadele politikalarına yansımaları açısından önem taşıyor. Türkiye'de işgücü verilerinin toplanması ve raporlanması konusunda farklı uygulamalar bulunuyor. ABD'nin bu adımı, özellikle Türkiye'de faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin raporlama standartlarını etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde de bu tür politikaların izlenmesi gerekiyor. Küresel eğilimlerin aksine, Türkiye'de işgücü verilerinin daha kapsamlı toplanması yönünde adımlar atılması, ayrımcılıkla mücadelede faydalı olabilir.