ABD ordusu, İran'a yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını duyurdu. Saldırılar, Başkan Donald Trump'ın ateşkesin 'bittiğini' ilan etmesinin ardından ikinci gece üst üste devam ediyor. Trump, yaptığı açıklamada kalıcı barış için görüşmelerin süreceğini ancak İran'ın anlaşmaya yanaşmadığını öne sürdü. Pentagon kaynakları, saldırıların İran'ın askeri altyapısını hedef aldığını ve misilleme kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını belirtti. Bu gelişme, İran'ın nükleer programı ve bölgesel milisler aracılığıyla yürüttüğü vekalet savaşları nedeniyle tırmanan gerilimin en son halkası.
Saldırıların Arka Planı ve Trump'ın Ateşkes Kararı
Başkan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın ateşkes koşullarını ihlal ettiğini ve bu nedenle anlaşmanın 'artık geçerli olmadığını' söyledi. Trump, 'İran, masada samimi olmadığını gösterdi. Biz de gerekeni yapıyoruz' ifadelerini kullandı. Beyaz Saray'dan yapılan resmi açıklamada ise yeni saldırıların İran'ın füze programını ve insansız hava aracı üretim tesislerini hedef aldığı belirtildi. Saldırıların, İran'ın Suudi Arabistan ve İsrail'e yönelik artan tehditlerine yanıt olarak düzenlendiği ifade edildi.
İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken, devlet medyası saldırılarda birçok askeri noktanın vurulduğunu ve çok sayıda can kaybı olduğunu bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıları 'uluslararası hukukun ihlali' olarak nitelendirerek Birleşmiş Milletler'e başvuracağını duyurdu. Saldırılar, İran'ın nükleer müzakerelerde Batı ile yaşadığı anlaşmazlıkların derinleştiği bir döneme denk geldi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ABD'nin bu hamlesi, Orta Doğu'da tansiyonu yeniden yükseltti. Petrol fiyatları saldırı haberleriyle yükselirken, bölge ülkeleri endişeyle gelişmeleri izliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, saldırıları desteklerken, Katar ve Umman itidal çağrısı yaptı. Rusya ve Çin ise ABD'yi 'tek taraflı askeri müdahale' ile suçlayarak derhal ateşkes sağlanmasını talep etti. Uzmanlar, bu saldırıların İran'ı müzakere masasına çekmekten çok, bölgesel bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Trump yönetimi ise saldırıların sınırlı olduğunu ve kalıcı barış için diplomasiye açık olduklarını yineliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve bölgesel dengeler açısından bu gelişmeden doğrudan etkileniyor. ABD-İran geriliminin tırmanması, Suriye, Irak ve Kafkasya'daki istikrarsızlığı artırabilir; bu da Türkiye'nin güvenliğini tehdit eder. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'nin cari açığına baskı yaparken, Rusya ile enerji anlaşmalarının önemini artırıyor. Türkiye, hem ABD müttefiki olarak ittifak yükümlülükleri hem de İran'la ekonomik ilişkileri arasında denge kurmak zorunda. Geçmişteki krizlerde olduğu gibi, Türkiye'nin diplomatik girişimlerle tansiyonu düşürmeye çalışması bekleniyor.