Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki teknik düzeydeki müzakerelerin önümüzdeki hafta yeniden başlayacağını açıkladı. Sözcü, arabulucu ülkelerin her iki tarafın muadilleriyle çalışmaya devam edeceğini belirtti. Bu gelişme, iki ülke arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlık ve bölgesel gerilimlerin ortasında diplomasi umutlarını canlı tutuyor.
Görüşmelerin arka planı
ABD ile İran arasındaki dolaylı müzakereler, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) yeniden canlandırılması amacıyla başlatılmıştı. Trump yönetiminin 2018'de anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yeniden yaptırımlar uygulaması, Tahran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasına yol açmıştı. Biden yönetimi, müzakerelere geri dönme iradesi gösterse de, taraflar arasında özellikle yaptırımların kapsamı ve İran'ın uranyum zenginleştirme düzeyi konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. Pakistan'ın arabuluculuk rolü, İslamabad'ın hem ABD hem de İran ile iyi ilişkilerine dayanıyor. Özellikle Suudi Arabistan-İran yakınlaşmasında da aktif rol oynayan Pakistan, bölgesel diplomaside kendine özgü bir konum elde etmiş durumda. Teknik görüşmelerde ele alınacak başlıklar arasında uranyum zenginleştirme seviyeleri, yaptırımların hafifletilmesi ve IAEA denetimlerinin yeniden tesisi yer alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran görüşmeleri, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkiliyor. İran'ın nükleer programı, İsrail ve Körfez ülkeleri tarafından yakından takip ediliyor. Anlaşma sağlanamaması halinde, bölgede bir silahlanma yarışı ve askeri çatışma riski artabilir. Öte yandan, İran'ın Rusya'ya drone tedariki ve Ukrayna savaşındaki rolü, Batı ile Tahran arasındaki gerilimi daha da tırmandırıyor. Son dönemde İran'ın içinde yaşanan protestolar ve ekonomik zorluklar, rejimi müzakere masasına iten faktörler arasında sayılıyor. ABD tarafında ise Kasım 2024 seçimleri öncesinde yönetimin somut bir ilerleme kaydetme arzusu dikkat çekiyor. Pakistan, Umman ve Katar gibi arabulucu ülkeler, iki taraf arasında güven artırıcı adımlar için zemin hazırlamaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ithalatında İran'a bağımlılığı nedeniyle bu görüşmeleri yakından izliyor. ABD-İran anlaşması, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini olumlu etkileyebilir; yaptırımların hafiflemesi halinde Türkiye'nin İran doğalgazına erişimi kolaylaşabilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programı üzerindeki belirsizliğin azalması, Ortadoğu'da istikrara katkı sağlayarak Türkiye'nin bölgesel güvenlik çıkarlarına hizmet eder. Ancak, İran'ın nükleer faaliyetlerinin denetim altına alınması, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de nükleer programlarını hızlandırmasına yol açabilir; bu da Türkiye için yeni bir rekabet alanı yaratabilir. Sonuç olarak, Ankara müzakerelerin başarıya ulaşmasını desteklemekle birlikte, olası senaryolara karşı hazırlıklı olmak durumundadır.