ABD ile İran arasındaki gerilim, son haftalarda artan askeri angajmanlar ve söylemlerle birlikte yeni bir boyuta taşındı. Emekli ABD Tuğamirali Robert Murrett, Newsweek'e verdiği röportajda, “ABD ile İran arasındaki çatışma yeni bir aşamaya girdi. Bu, soğuk savaştan öte, sıcak çatışma dönemi” dedi. İki ülke arasındaki düşmanlık, özellikle Suriye, Irak ve Yemen'de vekalet savaşları üzerinden yürürken, son olarak ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını artırması ve İran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırması tansiyonu yükseltti.
Gelişmenin Arka Planı
ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ardından uyguladığı maksimum baskı politikası, İran'ı uranyum zenginleştirme oranını artırmaya itti. İran, 2021'den bu yana yüzde 60'a kadar zenginleştirilmiş uranyum ürettiğini açıkladı; bu oran silah yapımına oldukça yakın. ABD ise Körfez'deki askeri varlığını güçlendirerek İran'a karşı caydırıcılık mesajı veriyor. Son olarak ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), İran Devrim Muhafızları'na ait bir geminin Kızıldeniz'de keşif faaliyeti yürüttüğünü iddia ederek, ABD donanmasının bölgedeki devriyelerini artırdığını duyurdu.
Uzmanlar, gerilimin askeri bir çatışmaya dönüşme riskinin arttığına dikkat çekiyor. Savunma analisti Michael Knights, İran'ın Yemen'deki Husilere verdiği askeri desteğin yoğunlaştığını, ABD'nin de Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne silah satışlarını hızlandırdığını belirtiyor. Ayrıca, Irak ve Suriye'de İran destekli milis güçlerin ABD üslerine yönelik saldırıları artmış durumda. Pentagon, 2023 yılında Irak ve Suriye'deki ABD askerlerine yönelik 80'den fazla saldırı kaydedildiğini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran çatışmasının bölgesel yansımaları, başta Körfez ülkeleri, Irak ve Suriye olmak üzere geniş bir coğrafyayı etkiliyor. İran'ın nükleer programı, İsrail için varoluşsal bir tehdit olarak görülüyor. İsrail, defalarca İran'ın nükleer tesislerine saldırı seçeneğini masada tuttuğunu açıkladı. Bu da olası bir İsrail-İran çatışmasının bölgeyi ateşe atabileceği endişesini doğuruyor.
Küresel enerji piyasaları da gerginlikten doğrudan etkileniyor. İran, dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 9'una sahip ve Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol trafiği, dünya arzının beşte birini oluşturuyor. İran'ın bu boğazı kapatma tehdidi, petrol fiyatlarında ani yükselişlere neden oluyor. Uzmanlar, olası bir askeri çatışmanın küresel enerji krizini tetikleyebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile İran arasındaki çatışmanın doğrudan bir tarafı olmasa da, gelişmeler Ankara'yı yakından ilgilendiriyor. Türkiye, İran'la enerji alanında önemli bir işbirliğine sahip; İran doğalgazı, Türkiye'nin enerji arzında kritik bir yer tutuyor. Ayrıca, Suriye ve Irak'ta artan gerilim, Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Olası bir İran-ABD çatışması, Türkiye'nin güney sınırlarındaki istikrarı bozabilir ve yeni bir göç dalgasına yol açabilir. Türkiye, ayrıca İran'a yönelik yaptırımlarla Batı arasında denge kurmaya çalışırken, bu politikasını yeniden gözden geçirmek zorunda kalabilir. Bölgesel gerilim, Türkiye'nin Karabağ ve Libya'daki nüfuz mücadelesinde de dolaylı etkiler yaratabilir.