ABD ordusu, ikinci gün üst üste İran'a yönelik hava saldırıları düzenledi. Pentagon'dan yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın askeri hedeflerine yönelik olduğu ve misilleme niteliği taşıdığı belirtildi. Bu gelişme, zaten kırılgan olan ateşkesi daha da zora sokarken, bölgesel gerilimi tırmandırma riski taşıyor. Bloomberg muhabiri Jeff Mason, ABD Başkanı Joe Biden ve üst düzey askeri yetkililerden alınan bilgilere dayanarak son durumu aktardı. Saldırıların özellikle İran'ın Batı Asya'daki vekil güçlerine yönelik olduğu iddia ediliyor. ABD yönetimi, İran'ın son aylarda artan saldırılarına karşı caydırıcılığı artırmak amacıyla bu operasyonları başlattığını açıkladı.
Gelişmenin arka planı
Saldırıların ilk gününde ABD, İran destekli milis gruplarının üslerini hedef aldı. Pentagon sözcüsü, operasyonların 'meşru müdafaa' kapsamında yürütüldüğünü ve İran'ın saldırı kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını ifade etti. İkinci gün saldırıları ise daha geniş çaplı oldu. İran'ın hava savunma sistemlerinin devre dışı bırakıldığı ve bazı stratejik tesislerin vurulduğu bildiriliyor. Ancak henüz resmi bir teyit gelmiş değil. Bu saldırılar, son haftalarda İran ve ABD arasında yaşanan karşılıklı söylemlerin ardından geldi. İran'ın nükleer programı konusundaki müzakerelerin çıkmaza girmesi, gerilimi artıran bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. ABD, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam etmesine tepki gösteriyor. Ateşkesin sağlanması için yürütülen diplomatik çabalar, bu son saldırılarla birlikte tehlikeye girdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırılar, sadece ABD-İran ilişkilerini değil, tüm Batı Asya bölgesini etkileme potansiyeli taşıyor. İran'ın müttefikleri olan Suriye ve Irak hükümetleri, saldırıları kınadı. Rusya ve Çin, tarafları itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği derhal ateşkesin yeniden tesis edilmesini istedi. Küresel piyasalarda petrol fiyatları yükseldi; Brent petrol varil fiyatı 90 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, olası bir geniş çaplı savaş durumunda enerji arz güvenliğinin ciddi şekilde etkilenebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidini yeniden gündeme getirdi. Bu, küresel petrol ticareti için büyük bir risk oluşturuyor. ABD'nin saldırıları, aynı zamanda İran'ın bölgedeki nüfuzunu kırmayı amaçlıyor; ancak bu durum İran'ın daha agresif bir tutum takınmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin güney sınırlarındaki istikrarı doğrudan etkileyebilir. İran ile sınır komşusu olan Türkiye, olası bir göç dalgası ve terör riski ile karşı karşıya kalabilir. Ayrıca Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran ile ticari ilişkileri de zarar görebilir. Türkiye, bölgesel bir güç olarak hem ABD hem de İran ile diyaloğunu sürdürmek zorundadır. Bu kriz, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü ön plana çıkarabilir; ancak gerilimin tırmanması durumunda Türkiye'nin güvenlik maliyetleri artacaktır. Dolayısıyla Ankara, diplomatik girişimleri hızlandırarak hem kendi çıkarlarını korumaya hem de bölgesel barışı tesis etmeye çalışacaktır.