ABD, İran'la yeniden müzakere edilen nükleer anlaşmanın tam metnini en yakın müttefiki İsrail'le paylaşmayı reddetti. Middle East Eye'ın haberine göre, ABD yönetimi anlaşmanın diplomatik hassasiyetini gerekçe göstererek metni İsrailli yetkililere vermekten kaçındı. Bu durum, Washington ile Tel Aviv arasında son dönemde artan görüş ayrılıklarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) arasında 2015 yılında imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA), eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde 2018'de tek taraflı olarak terk edilmişti. Biden yönetimi ise anlaşmayı canlandırmak için Viyana'da aylardır süren müzakereler yürütüyor. İsrail, anlaşmanın İran'ın nükleer faaliyetlerini yeterince kısıtlamadığını savunarak müzakerelere şiddetle karşı çıkıyor.
Middle East Eye'a konuşan diplomatik kaynaklar, ABD'nin İsrail'in anlaşmayı sabote etmesini engellemek için metni paylaşmaktan kaçındığını öne sürüyor. İsrail Başbakanı Naftali Bennett ise kamuoyu önünde anlaşmaya yönelik sert eleştirilerini sürdürüyor. Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçındı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran anlaşması, sadece nükleer silahların yayılmasını önlemekle kalmayıp aynı zamanda bölgesel güç dengelerini de etkileyecek bir düzenleme olarak görülüyor. Anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesi halinde, İran'a uygulanan yaptırımların büyük ölçüde kalkması bekleniyor. Bu da İran'ın ekonomik olarak rahatlamasına ve bölgede daha aktif bir rol oynamasına olanak tanıyabilir.
Suudi Arabistan, BAE ve İsrail gibi bölge ülkeleri, anlaşmanın İran'ı bölgesel faaliyetlerde daha cesur hale getireceğinden endişe ediyor. İsrail, geçmişte anlaşmaya karşı lobi faaliyetleri yürütmüş ve hatta İran'ın nükleer tesislerine yönelik gizli operasyonlar düzenlemişti. Şimdi ise anlaşmanın metnine erişememek, İsrail'in itirazlarını somut belgelerle desteklemesini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle nükleer anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesini yakından takip ediyor. Anlaşmanın sağlanması, Türkiye'nin enerji ticaretini olumlu etkileyebilir ve bölgesel gerilimleri azaltabilir. Ancak ABD-İsrail arasındaki bu görüş ayrılığı, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel dengeleri yeniden şekillendirebilir. Türkiye, bu süreçte diplomatik çıkarlarını korumak için hem ABD hem de İran'la ilişkilerini dengelemek zorunda kalacaktır.