ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Pazartesi günü İran ile Irak arasında Şii Müslüman dini hacılarını taşıyan uçuşlara izin vermek amacıyla İran yaptırım programına sınırlı bir muafiyet tanımaya hazırlandığı bildirildi. Konuya doğrudan vakıf bir kaynağın aktardığına göre, söz konusu muafiyet, iki ülke arasındaki dini seyahatleri kolaylaştırmayı hedefliyor. Kaynak, karar sürecinin içinde yer alıyor.
Muafiyetin Arka Planı
ABD'nin İran'a yönelik kapsamlı yaptırımları, 2018'de Trump'ın tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yeniden uygulanmaya başlanmıştı. Bu yaptırımlar, İran'ın bankacılık, petrol, havacılık ve denizcilik sektörlerini hedef alıyor. Ancak insani ihtiyaçlar ve dini vecibelerin yerine getirilmesi için zaman zaman sınırlı muafiyetler tanınabiliyor. Şii Müslümanlar için Irak'taki Necef ve Kerbela kentlerinde bulunan kutsal mekânlara yapılan ziyaretler büyük önem taşıyor. Her yıl yüz binlerce İranlı hacı, bu kutsal şehirleri ziyaret etmek için Irak'a seyahat ediyor. Ancak ABD yaptırımları, İran'a kayıtlı havayolu şirketlerinin uluslararası operasyonlarını ve yakıt ikmali gibi hizmetleri kısıtlayarak bu seyahatleri zorlaştırıyordu. Muafiyet, büyük olasılıkla belirli uçuşlara ve belirli havayollarına yönelik geçici bir izin içerecek. Kaynak, muafiyetin detaylarına ilişkin henüz net bir bilgi vermedi, ancak kararın önümüzdeki günlerde resmen duyurulması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran'a yönelik yaptırım rejiminde insani muafiyetler tanıması yeni bir uygulama değil. Benzer şekilde, 2020'de Kovid-19 salgını sırasında ilaç ve tıbbi malzeme sevkiyatı için muafiyetler sağlanmıştı. Ancak bu tür adımlar, yaptırımların dini pratikler üzerindeki istenmeyen etkilerini hafifletmeyi amaçlasa da, İran ile ABD arasındaki gerginliği azaltmaya yönelik daha geniş bir diplomasi sinyali olarak yorumlanmamalı. Zira Washington, İran'ın bölgesel faaliyetlerine ve füze programına yönelik baskıyı sürdürüyor. Diğer yandan, Irak hükümeti, İranlı hacıların ülkeye girişinde ekonomik ve idari kolaylıklar sağlıyor. Irak, Şii kutsal mekânlarına yapılan ziyaretlerden önemli gelir elde ediyor. Muafiyet, bu gelirin kesintiye uğramaması için kritik. Bölgesel açıdan ise, İran ile Irak arasındaki dini turizm, iki ülke arasındaki siyasi ve kültürel bağları da güçlendiriyor. ABD'nin bu muafiyeti, müttefikleri İsrail ve Suudi Arabistan'da nasıl karşılanacağı belirsiz; ancak insani gerekçelerle alındığı için tepki çekmesi beklenmiyor. Uzmanlar, muafiyetin İran'a yönelik yaptırımların etkinliğini zayıflatmayacağını, ancak İran'ın yaptırımları delmek için bir kanal olarak kullanma ihtimaline karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran-Irak hac uçuşlarına muafiyet tanıması, doğrudan Türkiye'yi hedeflemese de bölgesel dengeler açısından önemli. Türkiye, İran ile ticari ve enerji ilişkilerini sürdürürken ABD yaptırımlarına karşı hassas bir denge gözetiyor. Muafiyet, İran'ın uluslararası izolasyonunu bir nebze hafifletebilir ve bölgede insani hareketliliği artırabilir. Ayrıca, Türkiye üzerinden İran'a yapılan transit geçişler ve ticaret yolları için de dolaylı bir rahatlama sağlayabilir. Ancak Türkiye, İran'a yönelik yaptırımların delinmesine yönelik ABD'nin hassasiyetini göz önünde bulundurarak kendi politikasını dikkatli ayarlamalı. Bu tür muafiyetler, İran'ın bölgesel nüfuzunu artırma çabalarına alan açabilir; bu da Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından izlenmesi gereken bir gelişme.