Altın fiyatları, ABD ile İran arasındaki olası müzakerelere ilişkin belirsizliklerin küresel piyasalarda risk iştahını azaltmasıyla birlikte yükselişe geçti. Merk Investments Kurucusu ve CIO'su Axel Merk, altının nispeten 'sakin' bir yatırım aracı olarak kalmaya devam ettiğini, ancak çevresindeki jeopolitik ve ekonomik 'çapraz akıntılar'ın piyasalarda oynaklık yarattığını belirtti. Yatırımcılar, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırım tehditleri ve Tahran'ın nükleer programına ilişkin belirsizlikler arasında güvenli liman varlıklarına yöneliyor.
Altın Fiyatlarını Etkileyen Faktörler
Bloomberg'in haberine göre, altının ons fiyatı son haftalarda 2.400 dolar seviyesinin üzerinde seyrediyor. Merk, altının geleneksel olarak enflasyon ve jeopolitik risklere karşı bir koruma aracı olduğunu, ancak mevcut ortamda yapay zeka yatırımları ve İran ile savaş söylemlerinin piyasalarda dalgalanmaya neden olduğunu ifade etti. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimi beklentileri de altın fiyatlarını destekleyen bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Düşük faiz ortamı altını cazip kılarken, jeopolitik gerilimler güvenli liman talebini artırıyor.
Öte yandan, ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmelerin olası bir diplomatik çözüme işaret ettiği yönündeki haberler, piyasalarda kısa süreli bir iyimserlik yaratsa da, taraflar arasındaki derin güvensizlik ve nükleer anlaşmazlık belirsizliği sürdürüyor. Merk, bu tür belirsizliklerin altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talebi artırdığını, ancak yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Küresel Ekonomik ve Jeopolitik Boyut
Altın fiyatlarındaki yükseliş, sadece ABD-İran gerilimine değil, aynı zamanda yapay zeka odaklı teknoloji hisselerindeki dalgalanmalara da bağlanıyor. Merk, yapay zeka yatırımlarının yarattığı 'balon' endişelerinin, yatırımcıları alternatif varlıklara yönelttiğini belirtti. Özellikle Nvidia ve diğer teknoloji devlerinin hisselerindeki sert hareketler, piyasalarda risk iştahını zayıflatıyor. Ayrıca, Çin ekonomisindeki yavaşlama ve Avrupa'daki resesyon endişeleri de altına olan talebi destekliyor. Küresel merkez bankalarının altın alımları da fiyatların yukarı yönlü seyrini destekleyen bir diğer faktör. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, merkez bankaları bu yılın ilk çeyreğinde 228 ton altın satın alarak rekor kırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Altın fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye ekonomisi açısından doğrudan etkilere sahip. Türkiye, altın ithalatında önemli bir ülke konumunda ve yüksek altın fiyatları cari açığı artırabilir. Öte yandan, Türk yatırımcılarının altına olan ilgisi ve iç talepteki artış, enflasyonist baskıları tetikleyebilir. ABD-İran geriliminin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'daki jeopolitik dengeleri etkilemesi, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel politikaları açısından da risk oluşturuyor. Dolayısıyla, bu gelişmeler Türkiye'nin döviz rezervleri ve para politikası üzerinde dolaylı baskı yaratabilir.