ABD güçleri, bir hafta içinde İran'a yönelik üçüncü kez askeri operasyon düzenlerken, Tahran yönetimi misilleme saldırılarıyla karşılık verdi ve stratejik Hürmüz Boğazı'nın "ikinci bir emre kadar" kapatıldığını duyurdu. Bu gelişme, küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu dar su yolunun kullanılamaz hale gelmesiyle enerji piyasalarında şok dalgaları yaratırken, Orta Doğu'da yeni bir askeri çatışma riskini de beraberinde getiriyor.
Operasyonlar ve karşılıklı saldırılar nasıl başladı?
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM) yapılan açıklamaya göre, son operasyon İran'ın Basra Körfezi'ndeki deniz mayın döşeme faaliyetlerine yanıt olarak gerçekleştirildi. ABD savaş uçakları, İran Devrim Muhafızları'na ait iki adet hızlı saldırı botu ve bir kıyı radar sistemini imha etti. Pentagon yetkilileri, bu saldırıların ABD donanma gemilerine yönelik yakın tehditleri bertaraf etmek için yapıldığını belirtirken, İran yönetimi bu operasyonu "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirdi.
İran'ın Hamaney'e bağlı haber ajansı, operasyonların ardından İran'ın güneyindeki askeri üslerden kısa menzilli füzelerle Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir ABD hava üssünü hedef aldığını duyurdu. Açıklamaya göre, füze saldırıları ABD'ye ait insansız hava araçlarının kontrol merkezini vurarak önemli hasar verdi. ABD tarafı ise saldırıların büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini ve can kaybı yaşanmadığını bildirdi.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, İran tarafından daha önce birkaç kez tehdit olarak dile getirilmiş ancak hiçbir zaman uygulanmamıştı. Tahran'ın bu adımı, uluslararası deniz hukuku açısından büyük bir tartışma yaratırken, İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, boğazın "ABD'nin saldırganlığına karşı meşru müdafaa kapsamında" kapatıldığını ve yeniden açılma koşullarının ABD'nin tutumuna bağlı olduğunu duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol fiyatları ve enerji güvenliği
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel enerji piyasalarında anında etkisini gösterdi. Brent petrolün varil fiyatı, haberi takip eden saatlerde yüzde 8 artarak 95 doların üzerine çıktı. Analistler, boğazın uzun süreli kapanması durumunda petrol fiyatlarının 120 dolar seviyelerine kadar yükselebileceğini öngörüyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, boğazın kapatılmasını "uluslararası deniz ticaretine yönelik kabul edilemez bir saldırı" olarak nitelendirirken, İran'ın bu adımının bölgesel istikrarı ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.
Boğazın kapatılması, aynı zamanda Körfez ülkelerinin doğalgaz ihracatını da etkiliyor. Katar'ın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatlarının büyük bölümü bu rotayı kullanıyor. Avrupa, Rus doğalgazına alternatif olarak Katar LNG'sine yönelirken, bu gelişme Avrupa enerji arz güvenliğini de tehdit ediyor. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sular olduğunu ve kapatılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, İran'a yönelik yeni yaptırımların masada olduğunu sinyalini verdi.
Askeri açıdan, ABD Beşinci Filosu Bahreyn'deki üssünden acil durum planlarını devreye sokarken, İngiltere ve Fransa da bölgeye savaş gemisi gönderme kararı aldı. Analistler, her iki tarafın da doğrudan bir savaştan kaçınmaya çalıştığını ancak mevcut tırmanışın kontrol edilemez hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kritik bir gelişmedir. Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden karşılamaktadır. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Türkiye'nin ham petrol tedarikinde aksamalara yol açabilir ve akaryakıt fiyatlarını yükseltebilir. Ayrıca, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) petrol ihracatı da bu rotayı kullandığından, Türkiye üzerinden gerçekleşen petrol ticareti de olumsuz etkilenecektir. Öte yandan, Türkiye'nin İran'la sınır komşusu olması, bu gerilimin güvenlik boyutunu da öne çıkarmaktadır. Sınır güvenliği ve olası mülteci akınlarına karşı hazırlıklı olunması gerekmektedir. Türkiye, hem diplomatik girişimlerle gerilimi azaltmaya çalışmalı hem de enerji tedarik rotalarını çeşitlendirmeye yönelik adımları hızlandırmalıdır.