ABD ile İran arasında artan gerilim, küresel petrol fiyatlarını yukarı yönlü etkiliyor. Çarşamba günü uluslararası gösterge Brent petrolün varil fiyatı, son haftaların en yüksek seviyesine ulaşarak 75 doların üzerine çıktı. Ortadoğu'daki çatışma riskinin artması, piyasalarda arz endişelerini yeniden ön plana çıkarırken, yatırımcıların risk iştahını da azaltıyor.
Gerilimin artan seyri
ABD yönetiminin İran'a yönelik yeni yaptırım kararları ve askeri tatbikatlar, Tahran'ın da benzer şekilde karşılık vermesiyle bölgede tansiyon yükseliyor. Son olarak ABD'ye ait bir insansız hava aracının İran destekli güçler tarafından düşürüldüğü iddiası, tarafları yeniden karşı karşıya getirdi. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerinin güvenliğine ilişkin endişeleri artırıyor; dünya ham petrolünün yaklaşık beşte biri bu stratejik su yolundan geçiyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) haftalık verilerine göre, ABD ham petrol stokları geçen hafta 2,5 milyon varil azaldı. Stoklardaki düşüş, talebin güçlü olduğu yönündeki algıyı güçlendirirken, arz tarafındaki jeopolitik risklerle birleşince fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.
QNB Finansal Piyasalar analisti Uğur Kaya, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Petrol piyasaları şu anda arz ve talep dengesinden çok jeopolitik risklere odaklanmış durumda. Orta Doğu'dan gelebilecek herhangi bir arz kesintisi, fiyatların önemli ölçüde yükselmesine neden olabilir.” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gerilim, yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda küresel ekonomik görünümü de tehdit ediyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonist baskıları artırarak merkez bankalarının faiz indirim beklentilerini erteleyebilir. Özellikle Avrupa ve Asya'daki ithalatçı ülkeler, enerji maliyetlerindeki artıştan olumsuz etkileniyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik tehditkâr açıklamaları, İran'ın da uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmasıyla birleşince nükleer müzakerelerin geleceği belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, taraflar arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimalinin düşük olduğunu ancak gerilimin devam etmesi halinde petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesini test edebileceğini belirtiyor.
Bu arada Rusya ve Suudi Arabistan'ın öncülüğündeki OPEC+ grubunun, üretim kotalarını artırma kararı alması piyasaları bir nebze olsun sakinleştirdi. Ancak yeterli yedek kapasitenin bulunmaması, fiyatların aşırı yükselmesini engelleyemiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak petrol fiyatlarındaki bu yükselişten doğrudan etkileniyor. Artan enerji maliyetleri, cari açık üzerinde baskı oluştururken, enflasyonla mücadeleyi de zorlaştırıyor. Ayrıca, İran ile komşu olan Türkiye, olası bir bölgesel çatışmadan ekonomik ve güvenlik açısından olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle Türkiye'nin, enerji arz güvenliğini çeşitlendirmesi ve jeopolitik risklere karşı hazırlıklı olması büyük önem taşıyor.