ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Pazartesi günü düzenlenecek basın toplantısında, İran'ı ve ticaret ortaklarını ekonomik olarak izole etmeye yönelik kapsamlı ABD planının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmaya hazırlanıyor. Bloomberg Televizyonu'ndan Tyler Kendall'ın aktardığına göre, bu açıklama, Washington'un Tahran'a yönelik ekonomik baskı stratejisinde yeni bir aşamayı işaret ediyor. Planın, İran'ın petrol ihracatı ve finansal işlemlerine yönelik daha sıkı yaptırımları içermesi ve bu ülkeyle ticaret yapan yabancı şirketlere de yaptırım uygulanmasını öngörmesi bekleniyor. Bu hamle, ABD'nin İran'ın bölgesel nüfuzunu ve nükleer programını sınırlama çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, özellikle 2018'de dönemin Başkanı Donald Trump'ın İran nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekilmesinin ardından tırmanmıştı. Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatını sıfırlamayı hedefleyen bir 'maksimum baskı' politikası uygulamış, ancak bu politika Tahran'ın nükleer faaliyetlerini durduramamıştı. Biden yönetimi ise müzakerelere geri dönmeyi denemiş, ancak görüşmeler 2022'de çıkmaza girmişti. Şimdi yeniden başkan seçilen Trump yönetimi, İran'a yönelik sert tutumunu sürdürüyor.
Bessent'in açıklayacağı yeni planın, İran'ın enerji sektörüne yönelik yaptırımların yanı sıra, bu ülkeyle ticaret yapan yabancı şirketlere ve finansal kuruluşlara uygulanacak cezaları da içermesi bekleniyor. Uzmanlar, bu adımların İran ekonomisi üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağını, ancak tam bir çöküşe yol açmasının beklenmediğini belirtiyor. İran, son yıllarda Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerini güçlendirerek yaptırımların etkisini kısmen hafifletmiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın ekonomik izolasyonu, sadece Tahran'ı değil, aynı zamanda İran'la ticaret yapan bölge ülkelerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Irak, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan, İran'dan petrol ithal eden veya bu ülkeyle ekonomik ilişkileri bulunan ülkeler arasında. ABD'nin yeni yaptırım dalgası, bu ülkelerin enerji güvenliğini ve ticaret hacimlerini olumsuz etkileyebilir.
Uzmanlara göre, ABD'nin bu hamlesi, Çin ve Rusya'nın İran'a verdiği desteğe rağmen, Tahran'ın uluslararası alanda daha da yalnızlaşmasına neden olabilir. Ancak Çin'in İran'dan yaptığı ham petrol ithalatını azaltmayacağı, hatta artırabileceği yorumları da yapılıyor. Bu durum, ABD'nin yaptırımlarının etkinliğini sınırlandırabilir. Ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden enerji taşımacılığını kesme tehditleri, küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin enerji güvenliği ve dış ticaret politikaları açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithal ediyor ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi milyarlarca dolar seviyesinde. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ankara, daha önce ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarına karşı çıkmış ve kendi enerji ihtiyaçlarını karşılamak için istisna talep etmişti. Bu yeni plan, Türkiye'nin hem Washington ile ilişkilerinde hem de bölgesel enerji politikasında yeni bir dengeleme sürecine girmesine neden olabilir. Türkiye'nin, yaptırımlara rağmen İran'la enerji ticaretini sürdürme kararlılığı, ABD ile diplomatik gerilime yol açabilir.