ABD ile İran arasında beklenen barış anlaşması imzalandı. 18 Haziran 2026 tarihli anlaşma, iki ülke arasındaki on yıllardır süren gerilimi sona erdirme potansiyeli taşıyor. Anlaşmanın detayları henüz tam olarak açıklanmamış olsa da, İran'ın nükleer programına ilişkin kısıtlamalar ve yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını içerdiği belirtiliyor. Bölgesel güçler, anlaşmanın Ortadoğu'daki jeopolitik dengeleri değiştirebileceğini değerlendiriyor.
Anlaşmanın Arka Planı
ABD ile İran arasındaki müzakereler, son iki yıldır dolaylı yollardan yürütülüyordu. Özellikle Umman ve Katar'ın arabuluculuğu, tarafları bir araya getirmede kritik rol oynadı. Anlaşma metninde, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması, uluslararası denetimlere izin verilmesi ve İran'a yönelik ekonomik yaptırımların beş yıl içinde aşamalı olarak kaldırılması öngörülüyor. Ayrıca, İran'ın bölgesel milis gruplara desteğini azaltması da anlaşmanın önemli maddelerinden biri olarak kaydedildi.
Ancak anlaşma, ABD Kongresi'nde ve İran'da muhafazakâr kesimlerden sert eleştiriler alıyor. Cumhuriyetçi senatörler, anlaşmanın İran'a fazla taviz verdiğini savunurken, İran'daki sertlik yanlıları ise ülkenin ulusal egemenliğine müdahale edildiğini iddia ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Anlaşma, Ortadoğu'da İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere birçok ülkeyi endişelendiriyor. İsrail, İran'ın nükleer tehdidinin sona ermesinin bölgesel istikrarı artırabileceğini kabul etse de, İran'ın finansal kaynaklarının serbest kalmasıyla birlikte bölgedeki vekil güçlerini daha da güçlendireceğinden korkuyor. Suudi Arabistan ise İran'la doğrudan rekabet halinde olduğu Yemen dosyasının anlaşma sonrası nasıl şekilleneceğini yakından takip ediyor.
Küresel ölçekte, Avrupa Birliği ve Çin anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. AB, İran'la ticari ilişkilerin yeniden canlanabileceğini, Çin ise enerji arz güvenliği açısından anlaşmanın kendisine avantaj sağlayacağını düşünüyor. Rusya ise anlaşmayı, ABD'nin Ortadoğu'daki nüfuzunu pekiştirme girişimi olarak yorumluyor ve ihtiyatlı bir yaklaşım sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için ABD-İran barış anlaşması, hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Ankara, İran'la uzun süredir devam eden enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında anlaşmanın sağlayacağı istikrardan faydalanabilir. Yaptırımların kalkması, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ithalatını kolaylaştırabilir ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabilir. Ancak İran'ın bölgesel nüfuzunun artması, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, İsrail ve Suudi Arabistan'ın anlaşmaya tepkileri, Türkiye'nin bu ülkelerle olan ilişkilerinde yeni bir denge arayışını gerektirebilir.