ABD ile İran arasında varılan anlaşma, Ortadoğu'da tansiyonu düşürme ve nükleer müzakereleri yeniden başlatma hedefi taşıyor. Anlaşma kapsamında mevcut ateşkes 60 gün daha uzatılacak, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı yeniden uluslararası deniz trafiğine açılacak ve iki ülke arasında kapsamlı nükleer görüşmelerin önü açılacak. Görüşmelerin, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yeniden canlandırılması veya yeni bir çerçeve üzerinde yürütülmesi bekleniyor.
Anlaşmanın ayrıntıları
Anlaşma, ABD ve İran arasında aylardır süren dolaylı müzakerelerin ardından Umman'ın arabuluculuğuyla imzalandı. İran, nükleer programının barışçıl olduğunu kanıtlamak için uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 3,67 ile sınırlamayı ve IAEA denetimlerine tam uyum sağlamayı taahhüt ediyor. Buna karşılık ABD, İran'a yönelik petrol ihracatı ve bankacılık alanındaki bazı yaptırımları askıya alacak. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla İran'ın günlük 1,5 milyon varil petrol ihracatı yapması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Anlaşma, küresel enerji piyasalarında rahatlama yaratırken, Suudi Arabistan ve İsrail'in tepkisine yol açtı. Suudi Arabistan, İran'ın bölgesel nüfuzunu artıracağı endişesiyle anlaşmaya mesafeli yaklaşırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu anlaşmayı 'tarihi bir hata' olarak nitelendirdi. Çin ve Rusya ise anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 'Bu anlaşma, diplomasinin gücünü göstermektedir. Amacımız bölgesel istikrarı sağlamak ve İran'ın nükleer silah edinmesini engellemektir' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile güçlü enerji bağları ve sınır ticareti nedeniyle anlaşmadan doğrudan etkileniyor. Hürmüz Boğazı'nın açılması, düşen petrol fiyatlarıyla Türkiye'nin enerji maliyetlerini azaltabilir. Ancak İran'a yönelik yaptırımların gevşemesi, ABD'nin bölgede denge politikasını değiştirebilir. Türkiye, anlaşmanın Irak ve Suriye'deki güç dengelerini nasıl etkileyeceğini yakından takip ediyor. Diplomatik başarı olarak görülen bu adım, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü güçlendirebilir.