ABD ve İran, yıllardır süren gerginliğin ardından kapsamlı bir anlaşmaya vardı. Uzmanlar, bu anlaşmanın bölgesel istikrarı sağlama potansiyeline dikkat çekmekle birlikte, özellikle enerji piyasaları ve küresel ticaret üzerindeki savaş kaynaklı olumsuz etkilerin en az birkaç ay daha devam edeceği uyarısında bulunuyor. Anlaşmanın ayrıntıları henüz netleşmezken, taraflar resmi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Ancak diplomatik kaynaklar, nükleer program ve yaptırımlar konusunda önemli ilerleme kaydedildiğini doğruluyor.
Anlaşmanın arka planı: Gerginlikten diplomasiye
ABD ve İran arasındaki anlaşma, uzun süren dolaylı müzakerelerin ardından geldi. Özellikle 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve ardından uygulanan ağır yaptırımlar, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmasına yol açmıştı. Son aylarda ise Umman ve Katar arabuluculuğunda yürütülen gizli görüşmelerde, İran'ın nükleer programını uluslararası denetime açması karşılığında ABD'nin yaptırımları kademeli olarak kaldırması prensibinde uzlaşma sağlandığı bildiriliyor.
Anlaşmanın ayrıntıları henüz kamuoyuna açıklanmasa da, İran'ın yüzde 60'a varan uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 3,67'ye düşürmesi ve IAEA denetçilerinin tüm tesislere erişimine izin vermesi bekleniyor. Buna karşılık ABD, İran merkez bankası ve petrol ihracatına yönelik yaptırımları askıya alacak. Ayrıca, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması ve insani ticaretin kolaylaştırılması da anlaşmanın parçası olarak değerlendiriliyor.
Küresel ve bölgesel etkiler
Anlaşma, özellikle enerji piyasalarında dengeleri değiştirebilir. İran'ın petrol ihracatının artması, küresel petrol fiyatlarını aşağı çekerek enflasyonla mücadelede merkez bankalarına nefes aldırabilir. Ancak uzmanlar, Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı arz darboğazlarının ve tedarik zinciri sorunlarının kısa vadede çözülemeyeceğini vurguluyor. Ayrıca, anlaşmanın bölgesel yansımaları da kritik: İran'ın ekonomik rahatlaması, Yemen'deki Husiler ve Suriye'deki İran destekli gruplar üzerindeki etkisini artırabilir, bu da Suudi Arabistan ve İsrail başta olmak üzere bölge ülkelerinde endişeyle karşılanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye için enerji arz güvenliği ve ticaret açısından kritik bir fırsat sunuyor. Türkiye, doğalgaz ve petrol ihtiyacının önemli bölümünü ithal ediyor; İran yaptırımlarının hafiflemesi, Türkiye'nin komşusundan daha uygun koşullarda enerji almasını sağlayabilir. Ayrıca, İran'ın ekonomik canlanması, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırabilir. Ancak, ABD'nin anlaşmayı yakından izleyeceği ve yaptırımları tamamen kaldırmayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bölgesel olarak, İran'ın artan etkisi Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da doğrudan etkileyebilir; Ankara'nın bu yeni dengeyi dikkatle yönetmesi gerekiyor.