ABD ile İran arasında varılan çerçeve anlaşma, Lübnan'daki karmaşık siyasi ve güvenlik denklemini çözümsüz bırakıyor. Eski ABD Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi danışmanı Negah Angha, FRANCE 24’e yaptığı değerlendirmede, anlaşmanın asıl sınavının Lübnan'da yaşanacağını vurguluyor. Angha, mevcut çerçevenin bölgedeki istikrarı sağlamak için yeterli olmadığını belirtiyor.
Anlaşmanın arka planı ve Lübnan boyutu
ABD ile İran arasında, nükleer program ve bölgesel nüfuz mücadelesi kapsamında yürütülen müzakereler, belirsiz bir çerçeve anlaşmayla sonuçlandı. Anlaşma, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlamayı ve bazı yaptırımların hafifletilmesini öngörüyor. Ancak Lübnan, Hizbullah'ın İran destekli silahlı kanadı ve siyasi nüfuzu nedeniyle anlaşmanın en kırılgan noktası olarak öne çıkıyor. King's College London Misafir Araştırmacısı Negah Angha, anlaşmanın Lübnan'daki Hizbullah'ın rolüne dair net bir madde içermediğini, bu durumun Lübnan'da siyasi tıkanıklığı derinleştirebileceğini ifade ediyor. Lübnan, 2022'de cumhurbaşkanını seçememiş ve ekonomik krizle boğuşmaktadır.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD-İran anlaşmasının başarısı, büyük ölçüde bölgesel aktörlerin tutumuna bağlı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'ın nüfuzunu sınırlamasını beklerken, İsrail anlaşmayı güvenlik tehdidi olarak görüyor. Avrupa Birliği ise anlaşmayı diplomatik bir kazanım olarak selamlıyor ancak uygulanabilirliğini sorguluyor. Angha'ya göre, anlaşma metninin Lübnan'a dair somut taahhütler içermemesi, Hizbullah'ın Lübnan'daki siyasi süreci rehin almasına yol açabilir. Bu durum, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve bölgesel istikrar üzerinde de doğrudan etkili olacaktır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran anlaşmasını bölgesel dengeler açısından yakından izliyor. Anlaşmanın Lübnan'daki belirsizliği gidermemesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını ve Suriye'deki angajmanını etkileyebilir. İran'ın bölgesel nüfuzunun sınırlanamaması, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı ve PKK/YPG ile mücadelesi üzerinde dolaylı sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, Lübnan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin insani yardım ve ticari ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, anlaşmanın uygulanmasını ve bölgesel etkilerini dikkatle değerlendirmektedir.