ABD askeri güçleri, Irak'taki son askeri üslerinden yarın itibarıyla çekiliyor. Çekilme kararı, 2024 yılında Başkan Joe Biden döneminde Irak hükümetiyle varılan anlaşma çerçevesinde alındı. Bu gelişme, bölgede İran ile yaşanan gerilimin gölgesinde gerçekleşiyor ve Irak'ın egemenlik ile güvenlik dengesi açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Çekilmenin Arka Planı ve Anlaşmanın Detayları
ABD'nin Irak'tan çekilme süreci, 2024 yılında imzalanan bir anlaşmaya dayanıyor. O dönemde Başkan Biden yönetimi, Irak hükümetiyle yapılan müzakereler sonucunda askerlerin kademeli olarak geri çekilmesini kabul etmişti. Anlaşma, Irak'ın egemenliğine saygı çerçevesinde ve DEAŞ ile mücadelede elde edilen kazanımların korunması şartıyla imzalanmıştı. Çekilmenin son aşaması, ABD'nin Irak'taki varlığını resmen sona erdiriyor.
ABD, 2003 yılında Irak'ı işgal etmesinden bu yana ülkede önemli askeri üslere sahipti. Özellikle Ayn el-Esed ve Erbil'deki üsler, bölgesel operasyonlar için kritik öneme sahipti. 2020'de İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta öldürülmesiyle bölgede gerilim tırmanmış, İran yanlısı milisler ABD üslerine sık sık saldırılar düzenlemişti. Bu saldırılar, ABD'nin çekilme kararını hızlandıran faktörler arasında yer aldı.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, çekilme sürecini memnuniyetle karşıladığını ve ülkesinin güvenliğini sağlama konusunda kararlı olduğunu belirtti. Ancak bazı Iraklı yetkililer, ABD askerlerinin ayrılmasının ardından DEAŞ'ın yeniden canlanabileceği endişesini dile getiriyor. Irak ordusunun hazırlık düzeyi, bu endişelerin merkezinde yer alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Orta Doğu'daki güç dengelerini derinden etkileyecek. İran, Irak'ta nüfuzunu artırmak için uzun süredir çaba sarf ediyor. ABD'nin ayrılması, Tahran'a yönelik stratejik bir boşluk yaratabilir. İran yanlısı milis grupların Irak siyasetindeki ağırlığı, çekilme sonrası daha da belirginleşebilir. Bu durum, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri için güvenlik kaygılarını artırıyor.
Öte yandan, İran ile ABD arasındaki gerilim son aylarda yeniden alevlenmiş durumda. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkanması, bölgede yeni bir çatışma riskini gündemde tutuyor. ABD'nin Irak'tan çekilmesi, İran'a karşı olası bir askeri operasyonun lojistiğini zorlaştırabilir. Bu nedenle çekilme kararı, sadece Irak özelinde değil, genel olarak ABD'nin Orta Doğu stratejisinde bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Rusya ve Çin de bölgede etkinliklerini artırma arayışında. Irak, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin için önemli bir ortak haline gelirken, Rusya enerji ve savunma alanlarında iş birliğini derinleştiriyor. ABD'nin çekilmesi, bu aktörlerin Irak'ta daha fazla manevra alanı bulmasına yol açabilir. NATO'nun Irak'taki eğitim misyonu ise halen devam ediyor; ancak ABD'nin ayrılması sonrası bu misyonun geleceği belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika öncelikleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. PKK/PYD'nin Irak'ın kuzeyindeki varlığı, Türkiye'nin uzun süredir mücadele ettiği bir konu. ABD'nin bölgeden ayrılması, bu yapıların hareket alanını genişletebilir veya İran yanlısı milislerle çatışma riskini artırabilir. Türkiye, Irak merkezi hükümetiyle iş birliğini güçlendirerek sınır güvenliğini sağlamaya çalışacaktır. Ayrıca, İran'ın Irak'taki nüfuzunun artması, Türkiye'nin bölgesel dengelerde daha dikkatli bir diplomasi yürütmesini gerektirecek. Enerji hatları ve ticaret yollarının güvenliği de Ankara'nın yakından takip edeceği başlıklar arasında.