ABD güçleri, Irak'taki son askeri üslerinden Çarşamba gününe kadar çekilmeyi tamamlamaya hazırlanıyor. İran ve bölgedeki müttefikleri, yirmi yılı aşkın süredir devam eden ve 4.500 Amerikan askerinin hayatını kaybettiği savaşın ardından gelen bu geri çekilmeyi zafer olarak nitelendiriyor. Irak'ta İran yanlısı grupların artan etkisi, çekilmenin stratejik dengeleri nasıl değiştireceği sorusunu gündeme getiriyor.
Çekilme Süreci ve Arka Planı
ABD'nin Irak'tan çekilme kararı, 2024 yılında imzalanan bir anlaşmanın parçası olarak uygulanıyor. Anlaşma, Amerikan güçlerinin aşamalı olarak çekilmesini ve Irak güvenlik güçlerine devredilmesini öngörüyordu. Bu süreç kapsamında, son kalan üslerdeki askerler de ülkeyi terk edecek. Irak güvenlik uzmanları, çekilmenin Irak'ın iç güvenliği ve egemenliği açısından kritik bir dönemeç olduğunu belirtiyor.
2003 yılında başlayan ABD işgali, Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesiyle sonuçlanmış, ancak ardından gelen yıllarda ülkede mezhepsel çatışmalar ve terör örgütlerinin yükselişi yaşanmıştı. 2014'te IŞİD'in Musul'u ele geçirmesi üzerine ABD yeniden geniş çaplı askeri varlık konuşlandırmıştı. 2024 anlaşması, bu varlığın sona ermesini simgeliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çekilme, İran'ın Irak üzerindeki nüfuzunu daha da artırabilir. İran destekli Şii milis grupları, siyasi ve askeri alanda önemli bir güç haline gelmiş durumda. Bu durum, ABD'nin bölgedeki müttefikleri olan Suudi Arabistan ve İsrail için endişe kaynağı. Öte yandan, Irak hükümeti, egemenliğini güçlendirmek ve denge politikası izlemek arzusunda. Ancak İran yanlısı grupların baskısı, Bağdat'ın manevra alanını sınırlayabilir.
Küresel ölçekte ise ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Orta Doğu'daki askeri angajmanını azaltma yönündeki genel eğilimin bir parçası. Washington, önceliklerini Çin ve Rusya'ya karşı Hint-Pasifik bölgesine kaydırıyor. Bu durum, bölgedeki güç boşluğunu İran ve Rusya'nın doldurmasına yol açabilir. Nitekim Rusya, Suriye'deki varlığını korurken, Irak'ta da etkisini artırma çabasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika öncelikleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Irak'ın kuzeyinde PKK varlığı, Türkiye'nin uzun süredir mücadele ettiği bir sorun. ABD çekilmesi sonrası bölgede oluşabilecek güç boşluğu, PKK ve uzantılarının hareket alanını genişletebilir. Ayrıca İran'ın Irak'taki etkisinin artması, Türkiye-İran ilişkilerinde yeni bir denge arayışını gerektirebilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü ve siyasi istikrarını destekleyerek, hem PKK hem de İran'ın aşırı nüfuzuna karşı kendi çıkarlarını korumaya çalışacaktır. Ekonomik açıdan ise Irak, Türkiye'nin önemli ticaret partnerlerinden biri; istikrarsızlık ticari ilişkileri olumsuz etkileyebilir.