Bağdat - ABD güçleri, Irak'taki son üslerinden Çarşamba gününe kadar tamamen çekilecek. Bu çekilme, 20 yılı aşkın savaşın ardından 4.500 Amerikan askerinin hayatını kaybettiği ülkede, İran ve müttefikleri tarafından zafer olarak kutlanıyor. İran'ın Irak'taki derin etkisi, ABD'nin bölgedeki en uzun süreli askeri operasyonunun sona ermesiyle daha da belirgin hale geliyor.
ABD'nin Irak Macerasının Sonu: İstikrar mı, Boşluk mu?
2003 yılında Saddam Hüseyin rejimini devirmek için başlatılan ABD işgali, Irak'ı yıllarca sürecek bir kaos ve şiddet döngüsüne sürükledi. Baas rejiminin yıkılması, ülkedeki Sünni-Şii dengelerini alt üst etti; El Kaide'den IŞİD'e uzanan radikal örgütler için zemin hazırladı. ABD, 2011'de askerlerini çekmeye başladı ancak IŞİD'in 2014'te Musul'u ele geçirmesiyle yeniden müdahale etmek zorunda kaldı. Koalisyon güçleriyle birlikte yürütülen operasyonlar sonucu IŞİD'in bölgedeki varlığı büyük ölçüde kırıldı; ancak bu süreçte İran destekli Şii milisler Irak'ta önemli bir güç haline geldi.
ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Irak'taki askeri varlığı sona erdirme kararını stratejik bir öncelik değişikliği olarak sunuyor. Pentagon yetkilileri, çekilmenin planlandığı gibi gitmesi durumunda Irak'ta kalan son askeri danışmanların da ülkeyi terk edeceğini belirtiyor. Ancak çekilme, beraberinde önemli soru işaretlerini getiriyor: Irak güvenlik güçleri, İran yanlısı milislerin baskısı altında ne kadar bağımsız hareket edebilecek?
İran'ın Kazanımı: Bölgesel Dengelerde Yeni Dönem
İran, ABD'nin çekilmesini kendi nüfuz alanını genişletmek için tarihi bir fırsat olarak görüyor. Tahran yönetimi, Irak'taki Şii siyasi partiler ve Haşdi Şabi gibi milis gruplar üzerinden ülkenin iç siyasetinde belirleyici bir rol oynuyor. İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü'nün Irak'taki faaliyetleri, ABD çekilmesiyle daha da serbest hale gelecek. Bu durum, İran'ın Suriye, Lübnan ve Yemen'e uzanan Şii hilali projesini güçlendirebilir.
Irak Başbakanı Muhammed Şii Sudani, çekilme sürecini memnuniyetle karşıladığını ancak ülkesinin egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Sudani hükümeti, İran yanlısı gruplarla ABD arasında denge kurmaya çalışıyor. Ancak İran'ın Irak'taki ekonomik ve askeri nüfuzu, Bağdat'ın bağımsız karar alma kapasitesini sınırlıyor. Irak parlamentosundaki İran yanlısı bloklar, ABD askerlerinin çekilmesinin ardından İran ile ilişkilerin daha da derinleşmesi çağrısı yapıyor.
Öte yandan, ABD'nin çekilmesi Irak'taki Sünni ve Kürt bölgelerinde endişe yaratıyor. Bu gruplar, İran'ın artan etkisinden ve mezhepsel çatışmaların yeniden alevlenmesinden korkuyor. Erbil merkezli Kürt yönetimi, ABD askeri varlığını bir güvence olarak görüyordu; çekilme sonrası İran'ın baskısına daha açık hale gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika dengelerini doğrudan etkiliyor. İran'ın Irak'ta artan nüfuzu, Türkiye'nin güney sınırında PKK/YPG ile mücadelesini zorlaştırabilir; zira İran destekli milisler ile PKK arasındaki ilişkiler belirsizliğini koruyor. Ayrıca, Irak'taki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji koridorları ve ticaret yolları için risk oluşturuyor. Ankara, İran'ın etkisini dengelerken Sünni ve Türkmen gruplarla ilişkilerini güçlendirmeye çalışacaktır. ABD'nin bölgeden çekilmesi, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumunu da yeniden tanımlamasını gerektirebilir.