Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, ABD Başkanı Joe Biden’ın davetiyle Washington’a gidiyor. Ziyaretin ana gündem maddesi, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi. Ancak bu ziyaret, ABD’nin Ortadoğu’daki en karmaşık müttefiklik ilişkilerinden birine sahip olduğu Irak’la ilişkilerinin yeniden tanımlandığı bir döneme denk geliyor. İki ülke arasındaki bağ, savaş, işgal, yaptırımlar ve petrol anlaşmalarıyla dolu bir geçmişe sahip.
Gelişmenin Arka Planı: Savaştan İş Birliğine
ABD-Irak ilişkileri, 1990’da Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgaliyle başlayan Birinci Körfez Savaşı’yla şekillendi. ABD öncülüğündeki koalisyon, Irak’ı Kuveyt’ten çıkardı ancak Saddam rejimini devirmedi. 2003’te ise ABD, kitle imha silahları iddiasıyla Irak’ı işgal etti ve Saddam rejimini sonlandırdı. İşgal sonrası ülkede iç savaş ve mezhepsel çatışmalar yaşandı. ABD, 2011’de askerlerini çekse de 2014’te DEAŞ’ın yükselişiyle yeniden Irak’a asker gönderdi. Bugün ABD’nin Irak’ta yaklaşık 2.500 askeri bulunuyor ve bunlar DEAŞ’la mücadele koalisyonunun parçası olarak eğitim ve danışmanlık görevi yapıyor.
Sudani’nin Washington ziyareti, Irak’ın ABD’ye bağımlılığını azaltma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Irak, İran’ın nüfuzu altına girmemek için ABD ile dengeli ilişkiler kurmaya çalışıyor. Ziyarette enerji yatırımları, altyapı projeleri ve ticaret anlaşmaları masaya yatırılacak. Irak, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerden biri olmasına rağmen, yıllarca süren savaş ve yaptırımlar nedeniyle ekonomisi kırılgan durumda. ABD’nin Irak’a yönelik yaptırımları (özellikle İran bağlantılı bankacılık işlemleri) Iraklı yetkililer tarafından sık sık eleştiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sudani’nin ziyareti, Ortadoğu’daki güç dengeleri açısından kritik. ABD, Çin ve Rusya’nın bölgedeki artan etkisine karşı Irak gibi kilit ülkelerle ilişkilerini güçlendirmek istiyor. Irak ise birden çok aktöre yaslanarak manevra alanını korumaya çalışıyor: ABD’den askeri ve ekonomik destek alırken, İran’la derin bağlarını sürdürüyor, Çin’le de büyük altyapı projeleri yürütüyor. Bu denge oyunu, Irak’ı bölgesel rekabetin tam ortasına yerleştiriyor. Ayrıca İsrail-Filistin çatışmasının gölgesinde, ABD’nin Irak üzerinden bölgedeki diplomatik girişimleri de ziyaretin önemli boyutlarından biri.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak’la istikrarlı bir ABD ilişkisi, Türkiye açısından doğrudan güvenlik ve ekonomik çıkarlar barındırıyor. ABD’nin Irak’taki varlığı, PKK’nın kuzey Irak’taki uzantısına yönelik operasyonları ve terörle mücadeleyi etkiliyor. Ayrıca Irak’ın enerji kaynaklarının (Kerkük-Yumurtalık boru hattı gibi) Türkiye üzerinden dünya piyasalarına ulaşması, Ankara için stratejik önem taşıyor. Sudani’nin Washington ziyareti, Türkiye’nin Irak’taki nüfuz mücadelesinde ABD faktörünün rolünü yeniden gündeme getiriyor. Ankara, hem ABD hem Irak yönetimiyle koordineli hareket ederek kuzey Irak’taki güvenlik ve enerji konularında çıkarlarını korumaya çalışıyor.