ABD askeri güçleri, Irak'taki son üslerinden Çarşamba gününe kadar ayrılacak. Bu çekilme, İran ve bölgedeki müttefikleri tarafından bir zafer olarak selamlanıyor ve ülkedeki 20 yıllık ABD askeri varlığının sona ermesi anlamına geliyor. Çekilme, İran'ın Irak üzerindeki etkisini artırmasına ve bölgesel güç dengelerini değiştirmesine yol açabilir.
Çekilmenin Arka Planı
ABD'nin Irak'tan çekilme süreci, 2020'de Irak parlamentosunun ABD ve koalisyon güçlerinin ülkeden çekilmesini talep eden kararıyla hız kazandı. Bu karar, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta ABD tarafından öldürülmesinin ardından alınmıştı. O tarihten bu yana, ABD asker sayısını kademeli olarak azalttı. 2021'de muharip görev sona erdirildi ve askerler danışmanlık ve eğitim görevine geçti. Ancak Irak'ta hâlâ yaklaşık 2.500 ABD askeri bulunuyordu. Son çekilme ile bu askerlerin tamamı ülkeden ayrılacak.
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, 2003'te başlayan ve on binlerce Iraklı ile binlerce ABD askerinin hayatını kaybettiği uzun ve maliyetli bir dönemin sonu anlamına geliyor. Çekilme, Irak'ta istikrar ve güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor. Irak güvenlik güçlerinin, İran yanlısı milislerin ve IŞİD kalıntılarının oluşturduğu tehditlere karşı koyup koyamayacağı belirsiz.
İran, ABD'nin çekilmesini kendi stratejik kazancı olarak görüyor. Tahran, Irak'ta nüfuzunu artırmak için uzun süredir çaba harcıyor ve ülkedeki Şii milis grupları destekliyor. ABD'nin çekilmesi, İran'ın Irak siyaseti ve ekonomisi üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir. Ancak bu durum, Irak'ta Sünni ve Kürt grupların tepkisine yol açabilir ve ülke içinde yeni gerilimlere neden olabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Orta Doğu'daki güç dengesini etkileyecek. İran'ın Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'de artan etkisi, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölge ülkeleri tarafından endişeyle izleniyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltması, bu ülkelerin güvenlik algılarını sarsabilir ve kendi savunma kapasitelerini artırmalarına yol açabilir. Ayrıca, ABD'nin çekilmesi, Rusya ve Çin'in Orta Doğu'da daha aktif rol oynamasına zemin hazırlayabilir. Rusya, Suriye'deki askeri varlığını sürdürüyor ve Irak ile ilişkilerini geliştiriyor. Çin ise ekonomik yatırımlarla bölgede etkisini artırıyor.
ABD yönetimi, çekilmenin IŞİD ile mücadeleyi zayıflatmayacağını savunuyor. Ancak IŞİD'in Irak ve Suriye'de hâlâ aktif olduğu ve zaman zaman saldırılar düzenlediği biliniyor. ABD'nin çekilmesi, IŞİD'in yeniden güç kazanmasına ve bölgede istikrarsızlığa yol açabilir. Bu durum, Avrupa ve diğer bölgeler için de güvenlik tehdidi oluşturabilir.
Irak hükümeti, çekilme sonrası egemenliğini güçlendirmeyi ve tüm silahlı grupları devlet kontrolü altına almayı hedefliyor. Ancak İran yanlısı milislerin siyasi ve askeri gücü, bu hedefi zorlaştırıyor. Irak'ta 2021 seçimlerinin ardından hükümet kurma süreci aylarca sürdü ve ülke siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikası açısından önemli sonuçlar doğuracak. Irak'ta artan İran etkisi, Türkiye'nin bölgedeki dengeleri gözeterek hareket etmesini gerektiriyor. PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki varlığı ve İran yanlısı milislerin durumu, Türkiye için doğrudan güvenlik tehdidi oluşturuyor. Ayrıca, Irak'taki istikrarsızlık, Türkiye'nin ekonomik ve ticari ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklerken, İran'ın nüfuz alanını genişletmesini dengelemek için diplomatik ve askeri adımlar atabilir. Bu süreçte Türkiye, ABD ile ilişkilerini ve bölgesel müttefikleriyle işbirliğini gözden geçirmek durumunda kalacak.