ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ülke içindeki ilaç harcamalarını azaltmaya yönelik politikaları, ilaç şirketlerini küresel ölçekte fiyatları yükseltmeye ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde ilaç erişimini kısmaya teşvik ediyor. Yeni bir araştırma, ABD'nin ilaç fiyatlarını düşürme baskısının yan etkilerinin dünya genelinde hissedileceğini ortaya koydu.
ABD'nin İlaç Fiyatı Politikası ve Küresel Yansımaları
Trump yönetimi, uzun süredir ABD'deki yüksek ilaç fiyatlarını hedef alıyor. Başkan Trump, ilk döneminde olduğu gibi ikinci döneminde de ilaç fiyatlarını düşürmek için çeşitli yürütme emirleri ve düzenlemeler yoluyla baskı yapıyor. Ancak uzmanlar, bu politikaların yalnızca ABD'de değil, küresel ölçekte de ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Araştırmaya göre, ABD'de fiyatları düşürmeye zorlanan ilaç firmaları, kâr marjlarını korumak için diğer ülkelerde fiyatları artırma ve bazı pazarlardan çekilme yoluna gidebilir. Bu durum, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde ilaç erişimini zorlaştıracak.
ABD, dünya ilaç pazarının en büyük ve en kârlı segmentini oluşturuyor. İlaç şirketleri, Ar-Ge maliyetlerini ve kârlarını büyük ölçüde ABD'deki yüksek fiyatlarla finanse ediyor. Eğer ABD'de fiyatlar düşerse, şirketler bu kaybı telafi etmek için diğer ülkelerde fiyatları yükseltmeye çalışacak. Ancak birçok ülkede devlet fiyat kontrolü veya geri ödeme sistemleri olduğu için, bu ülkeler ya daha yüksek fiyatları kabul etmek zorunda kalacak ya da ilaçlara erişimde kısıtlamalarla karşılaşacak. Araştırma, bu tür bir senaryonun özellikle kanser, diyabet ve nadir hastalıklar gibi alanlarda tedavi erişimini olumsuz etkileyeceğini gösteriyor.
ABD'deki fiyat baskısının bir diğer olası sonucu da, ilaç şirketlerinin Ar-Ge yatırımlarını kısmak zorunda kalması. Uzun vadede bu, yeni ilaçların geliştirilme hızını düşürebilir ve küresel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Ancak bazı uzmanlar, bu durumun aynı zamanda ilaç şirketlerini daha verimli çalışmaya ve fiyatlandırma stratejilerini gözden geçirmeye itebileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa ülkeleri, Kanada, Japonya gibi gelişmiş ülkeler, kendi ilaç fiyatlandırma sistemlerine sahip oldukları için ABD'deki değişimden nispeten daha az etkilenebilir. Ancak bu ülkeler de ilaç şirketlerinin fiyat artırma baskısıyla karşılaşabilir. Özellikle Türkiye gibi ilaç fiyatlarını sıkı şekilde kontrol eden ve büyük ölçüde ithalata bağımlı olan ülkeler için risk daha büyük. Türkiye, ilaçta dışa bağımlılığı yüksek bir ülke. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) verilerine göre, Türkiye'de tüketilen ilaçların değer bazında yaklaşık %70'i ithal ediliyor. Bu nedenle küresel ilaç fiyatlarındaki dalgalanmalar doğrudan Türkiye'yi etkiliyor.
Küresel ilaç erişimi açısından bir diğer önemli nokta da, bu tür politikaların Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi kuruluşlar nezdinde tartışılması. ABD'nin tek taraflı fiyat baskısı, uluslararası ticaret kurallarıyla çelişebilir ve gelişmekte olan ülkelerin ilaç erişimini korumak için yeni mekanizmalar geliştirmesini gerektirebilir. Özellikle Kovid-19 pandemisi sonrası aşı ve ilaç erişiminde yaşanan eşitsizlikler göz önüne alındığında, bu konu daha da kritik hale geliyor.
Araştırmanın sonuçları, ilaç fiyatlandırmasının sadece bir ülkenin iç meselesi olmadığını, küresel bir dayanışma ve düzenleme gerektirdiğini gösteriyor. Uluslararası kuruluşlar, ilaç şirketlerinin farklı ülkelerde farklı fiyat uygulamalarını dengelemek için çözümler aramalı. Aksi halde, ABD'deki bir politika değişikliği, dünyanın dört bir yanındaki hastaların tedaviye erişimini tehlikeye atabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ilaçta dışa bağımlılığı yüksek bir ülke olarak, ABD'nin ilaç fiyat politikalarındaki değişimden doğrudan etkilenebilir. İlaç firmalarının ABD'deki kâr kaybını telafi etmek için Türkiye gibi ülkelerde fiyat artırma talebi, zaten sıkı fiyat kontrolü uygulayan Türkiye için zorlayıcı olabilir. Ayrıca, bazı ilaçların Türkiye pazarından çekilmesi veya temininde zorluk yaşanması riski bulunuyor. Türkiye'nin yerli ilaç üretimini artırarak ve alternatif tedarik kaynakları geliştirerek bu riski azaltması gerekiyor. Uzun vadede, küresel ilaç fiyatlandırma reformlarına yönelik uluslararası işbirliği Türkiye'nin de gündeminde olmalı.