Yeni bir kamuoyu araştırması, ABD seçmenlerinin büyük çoğunluğunun ülkeyi etkisi altına alan aşırı hava olaylarını iklim krizine bağladığını ortaya koydu. Ankete göre, seçmenlerin %72'si son yıllarda artan sıcaklık dalgaları, kuraklıklar, sel felaketleri ve orman yangınlarının küresel ısınmanın doğrudan sonucu olduğuna inanıyor. Araştırma, özellikle genç seçmenler ve bağımsızlar arasında bu algının çok daha güçlü olduğunu gösterirken, Demokrat Parti'nin üst düzey isimleri bulguları 'halkın siyasilerin çok ilerisinde olduğu' şeklinde yorumladı. Çalışma, eski Başkan Donald Trump'ın iklim değişikliğini 'aldatmaca' olarak nitelendirdiği bir dönemde yayımlandı.
Araştırmanın çarpıcı sonuçları
Washington merkezli Climate Impact Lab tarafından yapılan ve 5 bin kişilik temsili bir örneklemle gerçekleştirilen ankette, katılımcıların %65'i 'iklim krizinin zaten kapımızda olduğunu ve acil önlem alınması gerektiğini' belirtti. Sadece %18'lik bir kesim 'aşırı hava olaylarının doğal döngülerin parçası olduğunu' savundu. Parti bazında bakıldığında, Demokrat seçmenlerin %89'u iklim krizi ile aşırı hava olayları arasında bağlantı kurarken, Cumhuriyetçi seçmenlerde bu oran %51'de kaldı. Bağımsız seçmenlerde ise bu oran %73 olarak ölçüldü. Araştırma, 'iklim değişikliğinin ekonomik maliyetini hafife alan siyasilerin seçimlerde ciddi bedel ödeyebileceği' uyarısında bulunuyor.
Küresel bağlam ve siyasi yansımalar
ABD, bu yaz kuzeybatı eyaletlerinde 47 santigrat dereceyi bulan rekor sıcaklıklarla boğuşurken, Kaliforniya'da çıkan orman yangınları yüzbinlerce dönüm alanı küle çevirdi. Uzmanlar, iklim krizinin tarım üretiminden enerji altyapısına kadar birçok sektörü tehdit ettiğini vurguluyor. Demokrat Senatör Chuck Schumer, araştırma sonuçlarıyla ilgili yaptığı açıklamada 'Halkın iklim konusundaki farkındalığı, Kongre'deki politikacıların çok ilerisinde. Artık harekete geçme zamanı' ifadelerini kullandı. Öte yandan Trump'ın iklim inkarcılığı, 2024 seçimlerinde Cumhuriyetçi tabanı etkilemeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu algı değişimi, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Akdeniz havzası ülkeleri için kritik bir gösterge. Türkiye, son yıllarda orman yangınları, kuraklık ve ani sellerle iklim krizinin etkilerini yoğun biçimde hissediyor. ABD'de kamuoyunun iklim eylemi talebinin artması, küresel iklim finansmanı ve yeşil enerji yatırımlarının yönünü etkileyebilir. Türkiye'nin, Paris İklim Anlaşması hedeflerine uyum sürecinde bu tür algı araştırmalarını dikkate alarak hem kamuoyunu bilinçlendirme hem de tarım ve enerji politikalarını iklim dirençli hale getirme ihtiyacı bulunuyor. Ayrıca, ABD'nin iklim politikalarında yaşanacak bir dönüşüm, Türkiye-ABD ticari ilişkilerinde yeşil dönüşümün ivme kazanmasına katkı sunabilir.