ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Salı günü ülkedeki ikinci kızamık ölümünü açıkladı. Ancak CDC'nin verilerine Pensilvanya eyaletinde yaşanan kızamık ölümlerinin dahil edilmemesi dikkat çekti. CDC'nin raporu ile Pensilvanya'nın yerel kayıtları arasındaki bu tutarsızlık, eyalet yönetimi ile federal sağlık yetkilileri arasında gerilime neden oldu. Pensilvanya Valisi ile ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. arasında kızamık ölümlerinin sayısı ve raporlanması konusunda bir anlaşmazlık yaşandığı bildirildi.
Gelişmenin Arka Planı
CDC'nin açıklamasına göre, ülke genelinde ikinci kızamık ölümü tespit edildi. Ancak CDC'nin resmi verilerinde Pensilvanya eyaletinde gerçekleşen ölüm vakaları yer almadı. Bu durum, eyalet sağlık yetkililerinin bildirdiği ölümler ile federal veriler arasında bir uyumsuzluk olduğunu ortaya koydu. Pensilvanya Valisi, eyaletlerinde yaşanan kızamık ölümlerinin CDC tarafından görmezden gelindiğini savunurken, Sağlık Bakanı Kennedy Jr. ise federal verilerin doğru olduğunu ve eyalet verilerinin henüz onaylanmadığını öne sürdü.
Kızamık, aşı ile önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen, son yıllarda ABD'de aşı karşıtlığı nedeniyle yeniden yayılmaya başladı. CDC'nin raporlarına göre, 2024 yılında ülke genelinde kızamık vakalarında ciddi bir artış yaşandı. Özellikle aşı oranlarının düşük olduğu bölgelerde salgınlar görüldü. Uzmanlar, kızamık vakalarındaki artışın önlenebilir bir halk sağlığı krizi olduğunu vurguluyor.
Pensilvanya'daki ölümlerin CDC verilerine dahil edilmemesi, eyalet ve federal yetkililer arasındaki iletişim kopukluğuna işaret ediyor. Sağlık Bakanı Kennedy Jr., göreve geldiğinden bu yana aşı politikaları konusunda tartışmalı açıklamalar yapmış ve bazı aşı karşıtı görüşleriyle biliniyor. Bu durum, CDC'nin bağımsızlığı ve veri toplama süreçlerine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki kızamık salgını, yalnızca ulusal bir sağlık sorunu olarak kalmayıp küresel sağlık güvenliğini de tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), kızamık eliminasyon hedeflerine ulaşmada birçok ülkenin geriye gittiğini raporluyor. Aşı reddi, özellikle gelişmiş ülkelerde salgın riskini artırıyor. ABD'deki bu tür veri tutarsızlıkları, diğer ülkelerin salgın verilerine olan güvenini sarsabilir.
Öte yandan, Pensilvanya'daki ölümlerin CDC tarafından sayılmaması, federal devlet ile eyalet yönetimleri arasındaki yetki çatışmasını gözler önüne seriyor. Benzer durumlar, aşı politikalarının eyaletlere bırakıldığı ABD sisteminde sıkça yaşanabiliyor. Ancak bu kez, ölüm gibi ciddi bir sonucun raporlanmasındaki farklılık, kamu sağlığı yönetiminde ciddi bir krize işaret ediyor.
Küresel ölçekte, kızamık vakaları 2019'dan bu yana artış eğiliminde. COVID-19 pandemisi sırasında aşılama kampanyalarının aksaması, bu artışı hızlandırdı. ABD gibi aşı erişiminin kolay olduğu bir ülkede bile kızamık ölümlerinin görülmesi, aşı karşıtlığının ne denli tehlikeli boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kızamık salgını ve veri raporlama sorunu, Türkiye için dolaylı da olsa önemli dersler içeriyor. Türkiye, kızamık eliminasyonu konusunda bölgesel bir başarı hikayesi olarak gösterilse de, son yıllarda göçmen nüfus ve aşı tereddüdü nedeniyle risk altında. ABD'de yaşanan federal-eyalet veri uyumsuzluğu, Türkiye'nin kendi sağlık veri sistemini güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, aşı karşıtlığının küresel yayılımı, Türkiye'nin de karşı karşıya olduğu bir tehdit. Türkiye, sağlık diplomasisi kapsamında aşı güvenliği konusunda uluslararası işbirliğini artırarak hem kendi halkını hem de bölgesini koruyabilir. ABD'deki bu gelişme, sağlık politikalarının siyasetten bağımsız yürütülmesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor.