ABD ordusu, İran ve aracı taraflar arasında imzalanan Mutabakat Zaptı'nın (MOU) ardından Hürmüz Boğazı yakınlarındaki deniz ablukasını kaldırdı. Nisan ortasından bu yana uygulanan abluka, Basra Körfezi'nden geçen ticari gemileri durduruyordu. Anlaşmanın sağlanmasıyla birlikte bölgedeki deniz trafiği yeniden normal seyrine döndü.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasında aylardır süren gerilim, geçtiğimiz hafta Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan müzakereler sonucunda mutabakat zaptının imzalanmasıyla yumuşama sürecine girdi. Anlaşma metninde, Hürmüz Boğazı'nda serbest geçiş hakkının tanınması, İran'ın nükleer programının denetlenmesi ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığının sınırlandırılması gibi maddeler yer alıyor. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ablukanın kaldırılmasının anlaşmanın bir parçası olduğu ve tüm tarafların taahhütlerine uyduğu belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de, anlaşmanın hayata geçirilmesiyle birlikte bölgede istikrarın arttığını ve ticari gemilerin güvenli bir şekilde seyrettiğini ifade etti. Abluka sırasında bazı petrol tankerleri rotalarını değiştirmek zorunda kalmış, bu da küresel enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Ablukanın kalkması, özellikle Asya ve Avrupa ülkeleri için enerji tedarikinde rahatlama anlamına geliyor. Petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 3 oranında düştü. Uzmanlar, anlaşmanın sürdürülebilir olması halinde bölgedeki gerginliğin azalacağını ve ticaret hacminin artacağını öngörüyor.
Öte yandan, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri de anlaşmayı memnuniyetle karşılarken, İsrail ise İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerini dile getirdi. ABD Başkanı, anlaşmayı tarihi bir adım olarak nitelendirirken, bazı Kongre üyeleri İran'a verilen tavizlerin fazla olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın kalkması, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından olumlu bir gelişmedir. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Basra Körfezi ülkelerinden karşılamaktadır. Abluka sırasında enerji maliyetlerindeki artış, Türkiye'nin cari açığına baskı yapmıştı. Anlaşma sayesinde enerji fiyatlarının istikrar kazanması, Türkiye ekonomisine katkı sağlayabilir. Ayrıca, bölgede istikrarın artması, Türkiye'nin Ortadoğu'daki diplomatik girişimlerine de olumlu yansıyacaktır.