ABD Kongresi'nde art arda yaşanan bütçe krizlerine bir yenisi daha ekleniyor. Senato'da bu hafta yapılması planlanan bütçe görüşmelerinin çıkmaza girmesi, sonbaharda bir hükümet kapanması olasılığını yeniden gündeme getirdi. İki partili müzakerelerin beklenen ilerlemeyi kaydedememesi üzerine Cumhuriyetçiler, mali yıl bütçesinin dört temel kalemi için perşembe günü planlanan işaretleme oturumlarını iptal etmek zorunda kaldı.
Gelişmenin arka planı
Senato Bütçe Komitesi'nde 12 alt komitenin bütçe taslaklarını görüşmek üzere belirlenen takvim, Demokrat liderlerin uzlaşma sağlanamayacağını bildirmesiyle rafa kalktı. Cumhuriyetçi senatörler, bu durumun 1 Ekim'de başlayacak yeni mali yıl öncesinde bütçenin zamanında geçirilmesi umutlarını ciddi biçimde zedelediğini belirtiyor. Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer ve meslektaşları, kendi partilerinin bazı üyelerinin taleplerini karşılayacak bir uzlaşma metni üzerinde hâlâ çalışıyor. Ancak Cumhuriyetçi kanat, Schumer'in muhafazakâr Demokratların desteğini almak için çok fazla taviz verdiğini ve bu nedenle kendilerinin masadan kalktığını iddia ediyor. Özellikle İç Güvenlik, Sağlık ve Eğitim bütçelerinde yaşanan anlaşmazlıklar, tıkanıklığın ana nedenleri arasında sayılıyor. Cumhuriyetçiler sınır güvenliği harcamalarının artırılmasını, Demokratlar ise sosyal programlara daha fazla kaynak ayrılmasını talep ediyor. İki taraf arasındaki bu temel politika farkı, müzakere masasını adeta bir savaş alanına çevirmiş durumda. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde yaşanan ve 35 gün süren federal hükümet kapanması, her iki parti için de taze bir travma olarak hafızalarda yer ediyor. O kriz sırasında 800 bin federal çalışan ücretsiz izne çıkarılmış, birçok kamu hizmeti durma noktasına gelmişti. Şimdi benzer bir senaryonun tekrarlanmasından endişe eden bazı Cumhuriyetçi senatörler, parti liderliğine daha esnek bir tutum benimsemesi çağrısı yapıyor. Ancak Temsilciler Meclisi'ndeki muhafazakâr kanat, bütçe kesintileri konusunda ısrarcı görünüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD federal hükümetinin kapanması, sadece Amerikan iç siyasetini değil, küresel ekonomiyi ve uluslararası ilişkileri de doğrudan etkileyen bir olay. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’de kamu hizmetlerinin durması, küresel piyasalarda belirsizliğe yol açıyor. Özellikle borç limiti tartışmalarının da gündemde olduğu bir dönemde yaşanacak bir kapanma, ABD’nin kredi notu üzerinde baskı oluşturabilir. 2013 ve 2018-19 kapanmalarında olduğu gibi, bu kez de ABD Doları’nın değer kaybetmesi ve faiz oranlarında dalgalanma beklenebilir. Ayrıca Ukrayna’ya yapılan askeri yardımlar, Çin’e karşı uygulanan ticaret politikaları ve NATO bütçesine katkılar gibi kritik dış politika konuları da kapanmadan etkilenebilir. Kapanma sırasında Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı’nın birçok birimi çalışamaz hale gelir. Bu da müttefikler nezdinde Amerikan güvenilirliğini sorgulatabilir. Özellikle Doğu Avrupa, Güney Çin Denizi ve Orta Doğu’daki angajmanlarda bir aksama yaşanması, ABD’nin küresel liderlik rolünü zedeleyebilir. Avrupa Birliği ve Asya ülkeleri, olası bir kapanma durumunda ABD ile olan müzakerelerinin sekteye uğrayacağı endişesi taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de hükümet kapanması yaşanması, Türkiye’nin bu ülke ile olan ikili ilişkilerinde kısa vadede doğrudan bir etki yaratmayabilir. Ancak ABD’nin dış politika ve savunma harcamalarında yaşanacak bir aksama, Türkiye’yi ilgilendiren konularda (F-16 tedariki, Suriye politikası, Doğu Akdeniz dengeleri) karar alma süreçlerinde gecikmelere yol açabilir. Ayrıca, ABD’deki bu tür siyasi krizler, küresel piyasalarda dalgalanmaya ve doların değer kaybetmesine neden olabileceğinden, Türk Lirası üzerinde ek baskı oluşturabilir. Ankara, bu dönemde Washington’daki muadilleriyle temasları daha sıkı tutarak, olası bir kapanmanın ikili ilişkilerde yaratabileceği boşluğu yönetmeye çalışacaktır.