ABD'li bir yasa koyucu, geçen ay ABD Senatosu'ndan 86'ya karşı 11 oyla geçen Lindsey O. Graham Rusya ve İran Yaptırım Yasası'na, Hindistan'ı da ismen zikreden bir değişiklik önerisi sundu. Söz konusu yasa, yalnızca Rusya'nın liderliğini ve enerji sektörünü değil, aynı zamanda Moskova'nın petrol sevkiyatlarına yönelik yaptırımları delmesine imkân tanıyan 'gölge filo' gemilerini de yaptırım kapsamına almayı amaçlıyor.
Yasanın Arka Planı ve Gölge Filo
Lindsey O. Graham Rusya ve İran Yaptırım Yasası, adını Senatör Lindsey Graham'dan alıyor ve ABD'nin Rusya ile İran'a yönelik yaptırım rejimini sıkılaştırmayı hedefliyor. Yasa tasarısı, geçtiğimiz ay Senato'da 86 kabul oyuna karşı 11 ret oyuyla geniş bir desteğe ulaştı. Tasarının odak noktalarından biri, Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Batı yaptırımlarını aşmak için kullandığı 'gölge filo' olarak bilinen tanker ağı. Bu gemiler, genellikle sahiplik yapıları belirsiz, sigortasız veya düzenleyici gözetimden uzak çalışarak Rus petrolünün uluslararası piyasalara ulaşmasını sağlıyor.
Yasa, sadece Rus liderliğini ve enerji sektörünü değil, bu gölge filoya hizmet veren liman işletmecileri, sigorta şirketleri ve aracı kurumları da yaptırım listesine eklemeyi öngörüyor. Böylece Moskova'nın petrol gelirlerinin azaltılması ve savaş finansmanının kesilmesi amaçlanıyor. Tasarıya sunulan yeni değişiklik ise Hindistan'ı açıkça isimlendirerek, ülkenin Rus petrolü ithalatındaki rolüne dikkat çekiyor.
Hindistan'ın Rolü ve Değişikliğin Kapsamı
Hindistan, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana Rus ham petrolünün en büyük alıcılarından biri hâline geldi. Batı yaptırımları sonrası indirimli fiyatlarla sunulan Rus petrolü, Hindistan'ın enerji ihtiyacını karşılamasında önemli bir kalem oldu. Yeni değişiklik önerisi, Hindistan'ın bu alımlarının yaptırım delme kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini belirsizleştiriyor. Değişiklik metninde Hindistan'ın doğrudan hedef alınıp alınmadığı ya da yalnızca 'yaptırım delme faaliyetlerine karışan üçüncü ülke aktörleri' arasında sayılıp sayılmadığı henüz netlik kazanmadı.
ABD'li yetkililer, Hindistan'ın enerji güvenliği ihtiyaçlarını anlayışla karşıladıklarını ancak Rusya'nın savaş makinesini finanse eden gelir akışlarının kesilmesi gerektiğini vurguluyor. Hindistan tarafı ise enerji alımlarının piyasa koşullarına göre yapıldığını ve yaptırımlara taraf olmadığını savunuyor. Değişikliğin yasalaşması hâlinde, Hindistan ile ABD arasında hassas bir diplomatik denge test edilecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan, ABD'nin Hint-Pasifik stratejisinde kilit bir müttefik olarak görülüyor. Washington, Çin'e karşı dengede Yeni Delhi'nin desteğini önemsiyor. Ancak Rusya ile Hindistan arasındaki tarihsel savunma ve enerji bağları, ABD'nin yaptırım politikalarıyla çakışabiliyor. Son yıllarda Hindistan, Rus S-400 hava savunma sistemleri satın alması nedeniyle CAATSA yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmamıştı; bu yeni değişiklik, benzer bir gerilimi yeniden alevlendirebilir.
Yasanın genel amacı, Rusya'nın petrol gelirlerini kısıtlayarak Ukrayna'daki savaşı finanse etme kabiliyetini zayıflatmak. Gölge filo, bu gelirlerin önemli bir kısmını oluşturuyor. ABD Hazine Bakanlığı, daha önce çeşitli gölge filo gemilerine ve işletmecilerine yaptırım uygulamıştı. Ancak Hindistan gibi büyük bir alıcının ismen zikredilmesi, yaptırımların etkinliğini artırabileceği gibi, hedef ülkeyle ilişkilerde yeni krizlere de yol açabilir.
Uluslararası piyasalar, Hindistan'ın Rus petrolü alımlarının devam edip etmeyeceğini ve yaptırımların ikincil etkilerini yakından izliyor. Eğer değişiklik yasalaşırsa, Hindistan rafinerileri ve denizcilik şirketleri ABD yaptırımlarına maruz kalabilir. Bu durum, küresel petrol ticaret akışlarını ve fiyatları da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya'dan petrol ve doğalgaz ithal eden ve Batı yaptırımlarına katılmayan bir ülke olarak benzer bir baskıyla karşılaşabilir. ABD'nin Hindistan'ı hedef alan bu hamlesi, Ankara'nın Rusya ile enerji ilişkilerini gözden geçirmesine yol açabilir. Ayrıca Türkiye, gölge filo operasyonlarında önemli bir transit güzergâh üzerinde bulunuyor. Yaptırımların genişlemesi, Türk limanları ve denizcilik şirketleri için risk oluşturabilir. Öte yandan Türkiye, denge politikası izleyerek hem NATO müttefiki ABD hem de Rusya ile ilişkilerini yönetmeye çalışacaktır.