ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 23 Eylül'de yaptığı açıklamada, İran havayollarına yönelik yaptırımların daha da sıkılaştırılacağını ve İran Hava Yolları (Iran Air) dahil olmak üzere İran havacılık sektörünün "kapatılacağını" bildirdi. Bessent, bu adımın İran'ın nükleer programını ve bölgesel yayılmacı politikalarını finanse etmesini engellemeyi amaçladığını belirtti. Açıklama, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" kampanyasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Yaptırımların Arka Planı
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in açıklaması, İran'ın havacılık sektörüne yönelik uzun süredir devam eden yaptırımların bir uzantısı niteliğinde. İran Hava Yolları, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yaptırım listesine alınmıştı. O tarihten bu yana, İran'ın uçak satın alması ve filosunu yenilemesi engellenirken, şirketin uluslararası operasyonları da kısıtlandı.
Bessent, "İran rejiminin terörizmi desteklemek ve nükleer silah geliştirmek için kullandığı kaynakları kesmeye kararlıyız. Havayolları bu ağın önemli bir parçası" ifadelerini kullandı. ABD yönetimi, İran'ın havacılık şirketlerini Devrim Muhafızları'na silah ve personel taşımakla suçluyor. Ayrıca, İran'ın Suriye, Yemen ve Lübnan'daki vekil gruplara lojistik destek sağladığı iddia ediliyor.
Uzmanlar, bu yaptırımların İran'ın sivil havacılık sektörünü daha da izole edeceğini, ancak Tahran'ın yaptırımlardan kaçmak için yeni yollar arayacağını belirtiyor. İran, son yıllarda Irak, Türkiye ve Katar üzerinden uçuş ağlarını genişletmeye çalışıyordu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran havayollarına yönelik bu hamlesi, Orta Doğu'da gerilimi artırabilir. İran, yaptırımlara karşılık olarak Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatını tehdit edebileceği sinyallerini daha önce vermişti. Ayrıca, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereler de belirsizliğini koruyor. ABD'nin bu adımı, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleri tarafından memnuniyetle karşılanabilir.
Öte yandan, Rusya ve Çin, İran'a yönelik tek taraflı yaptırımlara karşı çıkıyor. Bu ülkeler, İran ile ticari ilişkilerini sürdürme niyetinde. ABD'nin yaptırımları, uluslararası havacılık şirketlerini de zor durumda bırakabilir; zira birçok şirket, İran hava sahasını kullanmaktan kaçınabilir.
Avrupa Birliği ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak AB'nin, İran ile ticaretin sürdürülmesi için INSTEX mekanizmasını canlandırma çabaları sekteye uğrayabilir. İran'ın en büyük ticari ortaklarından biri olan Türkiye için de bu gelişme önemli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran havayollarına yönelik yaptırımları, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran ile ekonomik ve ticari ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda ABD yaptırımlarına uymak zorunda. Türk Hava Yolları (THY), İran'a düzenlediği seferlerle önemli bir pazar payına sahip. Yaptırımların genişlemesi, THY'nin İran uçuşlarını askıya almasına veya kısıtlamasına yol açabilir. Ayrıca, Türkiye üzerinden İran'a yapılan transit ticaret olumsuz etkilenebilir. Enerji ithalatı açısından da İran, Türkiye için önemli bir doğalgaz tedarikçisi; yaptırımların enerji sektörüne sıçraması riski var. Türkiye, denge politikası izleyerek hem ABD ile ilişkilerini korumak hem de İran ile işbirliğini sürdürmek durumunda.