ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, Pazar günü New York'taki JPMorgan Chase genel merkezinde bir araya gelecek. Görüşme, ABD-Çin arasındaki ticaret müzakerelerinin yeniden başlaması ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin normalleşmesi yönünde atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Toplantının, ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve gelmesinden bu yana iki ülke arasındaki en üst düzey yüz yüze temas olması bekleniyor.
Görüşmenin Arka Planı
Bessent ve He arasındaki bu buluşma, uzun süredir devam eden ticaret savaşlarının ardından bir yumuşama sinyali olarak yorumlanıyor. ABD, Çin'e yönelik yüzde 145'e varan gümrük tarifeleri uygularken, Çin de ABD ürünlerine yüzde 125'e kadar ek vergi getirmişti. Bu karşılıklı yaptırımlar, küresel tedarik zincirlerini ve finans piyasalarını olumsuz etkilemiş, birçok ülkeyi ekonomik belirsizliğe sürüklemişti.
Görüşmenin JPMorgan merkezinde yapılacak olması, iş dünyası ve finans çevrelerinin sürece verdiği önemi gösteriyor. JPMorgan Chase CEO'su Jamie Dimon'ın da toplantıda hazır bulunması bekleniyor. Dimon, geçtiğimiz aylarda ABD-Çin ticaret anlaşmazlığının çözülmesi gerektiğini vurgulamış ve iki ülke arasındaki diyaloğun yeniden tesis edilmesi çağrısında bulunmuştu.
Bessent, göreve geldiğinden bu yana ilk kez bir Çinli üst düzey yetkiliyle yüz yüze görüşecek. He Lifeng ise Çin'in ekonomik politikalarından sorumlu en yetkili isimlerden biri olarak biliniyor ve daha önce ABD ile yapılan ticaret müzakerelerinde önemli rol oynamıştı. İki ismin daha önce video konferans yoluyla birkaç kez görüştüğü ancak yüz yüze bir araya gelmediği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-Çin ilişkilerindeki bu yeni temas, sadece iki ülke için değil, küresel ekonomi için de kritik önem taşıyor. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticaret hacmi yılda 700 milyar doları aşarken, yaşanan gerilimler bu hacmi ciddi şekilde düşürmüştü. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, ticaret savaşlarının küresel büyümeyi yavaşlattığı konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Görüşmede ele alınması beklenen başlıca konular arasında tarifelerin kademeli olarak kaldırılması, fikri mülkiyet hakları, teknoloji transferi ve yatırım anlaşmazlıkları yer alıyor. Ayrıca, nadir toprak elementleri ve yarı iletkenler gibi stratejik sektörlerde işbirliği imkanları da masada olacak. Çin'in ABD'ye yönelik ihracatındaki düşüş, Çin ekonomisinde büyüme baskıları yaratırken, ABD'de de enflasyonist etkiler ve tedarik sorunları görülmüştü.
Uzmanlar, bu görüşmenin somut bir anlaşma ile sonuçlanmasının zaman alacağını ancak diyaloğun yeniden başlamasının bile piyasalara olumlu yansıyacağını belirtiyor. Asya borsaları, görüşme haberinin ardından hafif yükseliş kaydetti. Analistler, kalıcı bir çözüm için iki tarafın da taviz vermesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin yumuşaması, Türkiye ekonomisi için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Küresel tedarik zincirlerindeki normalleşme, Türkiye'nin ihracat pazarlarında istikrar sağlayabilir; özellikle otomotiv, tekstil ve elektronik sektörlerinde olumlu etki yaratabilir. Ancak ABD'nin Çin'e yönelik tarifeleri kaldırması, Türkiye'nin ABD pazarındaki rekabet gücünü azaltabilir. Ayrıca, Çin ile artan işbirliği, Türkiye'nin Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki yatırımlarını etkileyebilir. Türkiye, denge politikası izleyerek hem Batı hem de Doğu ile ilişkilerini korumaya çalışıyor.