Güney Kore, savaş zamanı askeri kontrolünü ABD'den geri almak için iki yıl içinde adım atmak istiyor. Ancak analistler, Washington'ın Çin'e karşı kritik gördüğü bir askeri gücü elinde tutmak için tarih belirlemekten kaçındığını söylüyor. Tartışma, savaş zamanı operasyonel kontrol (OPCON) olarak bilinen yetki devri üzerine yoğunlaşıyor. Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol yönetimi, 2025 yılına kadar bu yetkiyi geri almayı hedefliyor. ABD ise henüz net bir takvim açıklamış değil.
OPCON Nedir ve Neden Önemli?
Savaş zamanı operasyonel kontrol (OPCON), bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin savaş durumunda komuta edilmesi yetkisidir. Kore Savaşı sırasında ABD liderliğindeki Birleşmiş Milletler kuvvetlerine devredilen bu yetki, barış zamanında 1994'te Güney Kore'ye iade edilmişti. Ancak savaş zamanı kontrolü hâlâ ABD'de bulunuyor. Bu düzenleme, 1953'teki ateşkes anlaşmasından bu yana Kore yarımadasındaki güvenlik mimarisinin temel taşı oldu. Güney Kore, egemenlik açısından bu yetkinin kendi ordusuna ait olması gerektiğini savunuyor.
ABD'nin Çekinceleri: Çin Faktörü
ABD'nin bu yetkiyi devretmekte isteksiz davranmasının arkasında yatan en büyük neden, Çin'in yükselişi. Washington, Kore Yarımadası'ndaki askeri varlığını, Hint-Pasifik stratejisinin merkezinde görüyor. Savaş zamanı kontrolü, ABD'ye bölgede hızlı müdahale esnekliği sağlıyor. Analistlere göre, OPCON'un devri, ABD'nin Çin'e karşı caydırıcılık kapasitesini zayıflatabilir. Ayrıca Kuzey Kore'nin nükleer tehdidi de ABD'nin çekincelerini artırıyor. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, devrin şartlara bağlı olduğunu ve Güney Kore'nin gerekli askeri kapasiteye ulaşması gerektiğini belirtiyor.
Güney Kore'nin Israrı ve Zaman Çizelgesi
Güney Kore hükümeti, 2025 yılına kadar OPCON'u geri almak için somut adımlar atmak istiyor. Savunma Bakanlığı, gerekli yetenekleri geliştirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Ancak ABD, henüz bir tarih vermiş değil. İki ülke arasında 2023 yılında yapılan Güvenlik İstişare Toplantısı'nda (SCM) konu ele alındı ancak net bir takvim açıklanmadı. Uzmanlar, ABD'nin özellikle Çin ile artan rekabet ortamında böyle bir adımı ertelemek isteyebileceğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
OPCON tartışması, sadece iki ülke arasında değil, bölgesel güvenlik dengesi açısından da kritik. Japonya ve diğer müttefikler, ABD'nin bölgedeki askeri varlığındaki herhangi bir değişikliği dikkatle izliyor. Kuzey Kore'nin nükleer programı ve Çin'in askeri modernizasyonu, ABD'nin Kore Yarımadası'ndaki varlığını daha da önemli kılıyor. Öte yandan, Güney Kore'nin egemenlik vurgusu, iç politikada da yankı buluyor. Devlet Başkanı Yoon, seçim kampanyasında OPCON'u geri almayı vaat etmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile müttefikleri arasındaki askeri kontrol ve egemenlik tartışmaları, Türkiye'nin kendi savunma ilişkileri açısından da dersler içeriyor. Türkiye, NATO içinde zaman zaman benzer egemenlik ve operasyonel kontrol tartışmaları yaşıyor. Ayrıca ABD'nin Çin'e karşı stratejik önceliklerinin, müttefiklik ilişkilerinde nasıl bir esneklik yarattığı görülüyor. Ankara, savunma sanayisinde bağımsızlığını artırma çabasıyla bu tür denklemlerde kendi konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Küresel güç rekabetinin müttefiklik ilişkilerini nasıl şekillendirdiği, Türk dış politikası için de yakından takip edilmesi gereken bir konu.