ABD'nin gelişmiş savunma füzesi stokları, Ukrayna ve İsrail'e yapılan yoğun sevkiyatlar nedeniyle kritik seviyelere geriledi. Uzmanlar, Patriot ve THAAD gibi sistemlerin üretiminin yıllar alacağını ve Çin veya Rusya ile olası bir çatışmada ABD'nin savunma kapasitesinin zayıflayabileceği uyarısında bulunuyor.
Stoklar Neden Azaldı?
ABD, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlangıcından bu yana Ukrayna'ya kapsamlı askeri yardım sağladı. Bu yardımlar arasında Patriot hava savunma sistemleri ve THAAD (Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunması) bataryaları da yer aldı. Ayrıca İsrail'e de benzer sistemler sevk edildi. Bu transferler, ABD'nin kendi stoklarını hızla tüketti. Üretim hattındaki sınırlı kapasite ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle eksilen füzelerin yerine yenilerinin konulması zaman alıyor.
Savunma Bakanlığı yetkilileri, mevcut stokların "rahatlatıcı olmadığını" kabul ederken, özellikle Patriot füzelerinin üretiminin ayda sadece birkaç düzine olduğu belirtiliyor. THAAD füzeleri ise daha da düşük hızda üretiliyor. Uzmanlara göre, tam kapasiteye dönmek için 5 ila 10 yıl gerekebilir.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
ABD'nin savunma stoklarındaki erime, Hint-Pasifik ve Avrupa'daki güvenlik dengelerini sarsabilir. Çin'in Tayvan'a yönelik olası bir hamlesi veya Rusya'nın NATO ülkelerine yönelik tehditleri karşısında ABD'nin caydırıcılığı sorgulanıyor. Özellikle Tayvan, Patriot sistemlerine güveniyor; ancak ABD'nin kendi ihtiyaçları öncelik kazanabilir. Avrupa'da ise NATO müttefikleri, hava savunma kapasitelerini artırma çağrısı yapıyor. Bu durum, Avrupa ülkelerinin kendi savunma sanayilerini güçlendirme çabalarını hızlandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir Patriot sistemleri tedarik etmek istiyor ancak ABD ile yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle bu gerçekleşmedi. Türkiye, Rusya'dan S-400 satın alarak kendi hava savunmasını güçlendirmeye çalıştı. ABD'nin stoklarındaki azalma, Türkiye'nin Patriot tedarikini daha da zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi yerli hava savunma sistemleri (Hisar, Siper) üzerindeki çalışmaları stratejik önem kazanıyor. NATO içinde Türkiye'nin savunma katkıları ve iş birliği olanakları da bu bağlamda yeniden değerlendirilebilir.