ABD ordusu, İsrail ve Mısır sınırına yakın Gazze Şeridi yakınlarında, Başkan Donald Trump’ın savaş sonrası Gazze planını uygulamak üzere büyük bir askeri üs inşa etmeye başladı. İsrail gazetesi Israel Hayom’un haberine göre, inşaat çalışmaları hızla devam ediyor ve üssün, ABD'li askeri ve sivil personelin yanı sıra uluslararası yardım kuruluşları ve özel şirket temsilcileri için bir karargah olarak hizmet vermesi planlanıyor. Üssün konumu, Gazze’nin güney sınırındaki Refah bölgesine birkaç kilometre mesafede bulunuyor ve buradan Filistin topraklarına insani yardım akışının koordine edilmesi ve yeniden inşa çalışmalarının denetlenmesi hedefleniyor. Haber, İsrail ve ABD savunma kaynaklarına dayandırılırken, üssün büyüklüğü ve kapasitesine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Yeni üssün stratejik hedefleri
Israel Hayom’un raporuna göre, tesisin tamamlanmasıyla birlikte burada yaklaşık 1.000 ABD askeri personelinin konuşlanması bekleniyor. Üs, hava savunma sistemleri, lojistik depolar, helikopter pisti ve iletişim merkezleriyle donatılacak. Bu altyapı, Trump yönetiminin geçen ay açıkladığı Gazze’nin yeniden inşası için 50 milyar dolarlık planın uygulanmasında kritik bir rol oynayacak. Plana göre, bölgedeki enkaz kaldırılacak, yeni konutlar inşa edilecek ve bir liman ile havaalanı yeniden faaliyete geçirilecek. ABD’nin üs kurma kararı, Mısır ve İsrail ile yapılan görüşmelerin ardından geldi. İsrail, ABD askeri varlığına prensipte onay verirken, Mısır’ın sınır güvenliği endişeleri nedeniyle üssün konumlandırılmasında hassas dengeler gözetildi. Uzmanlar, üssün bölgedeki güç dengesini değiştirebileceğini ve ABD’nin Orta Doğu’da kalıcı bir askeri ayak izi oluşturma niyetini yansıttığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD’nin Gazze sınırına üs kurması, Arap dünyasında ve uluslararası toplumda farklı tepkilere yol açtı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD’nin bölgedeki varlığını istikrar unsuru olarak görürken, İran ve müttefikleri bu adımı işgal olarak nitelendirdi. Birleşmiş Milletler, üssün insani yardım operasyonlarını kolaylaştırabileceğini ancak Filistin egemenliğini zedelememesi gerektiğini vurguladı. Avrupa Birliği ise ABD ile koordinasyon halinde çalışmayı sürdürürken, Rusya ve Çin, bölgede yabancı askeri üslerin artmasına itiraz ediyor. Bu gelişme, aynı zamanda ABD’nin Afganistan ve Irak’tan çekildikten sonra Orta Doğu’daki askeri varlığını yeniden şekillendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, üssün İsrail-Suudi Arabistan normalleşme sürecini hızlandırabileceğini ancak Filistin yönetimiyle ilişkileri daha da karmaşık hale getireceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin Gazze sınırına askeri üs kurması, Türkiye’nin Filistin politikası ve Doğu Akdeniz’deki dengeler açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Gazze’de kalıcı barış için iki devletli çözümü savunurken, bölgede yabancı askeri varlığın artmasının Filistin egemenliğini zayıflatabileceğinden endişe duyabilir. Ankara, ABD ile ilişkilerinde bu üssün İsrail güvenliğine katkı sağladığı kadar, Filistin halkının yaşam koşullarını iyileştirip iyileştirmediğini sorgulayacaktır. Ayrıca, ABD’nin Mısır ve İsrail ile koordinasyonu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji ve deniz yetki alanı hesaplarını dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, hem diplomatik girişimlerini hem de insani yardım kanallarını gözden geçirerek, bölgesel çıkarlarını korumaya çalışacaktır.