ABD yönetimi, eski Gambiya Devlet Başkanı Yahya Jammeh ile bağlantılı Maryland eyaletindeki bir mülkten elde edilen 2,5 milyon doları, Jammeh'in 22 yılı aşan iktidarı döneminde hakları ihlal edilen mağdurlara tazminat olarak devredeceğini açıkladı. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, söz konusu meblağ, Jammeh'in yolsuzluk yoluyla edindiği ve ABD topraklarındaki gayrimenkul yatırımlarına dönüştürdüğü varlıkların bir bölümünü oluşturuyor. Karar, uluslararası alanda yolsuzlukla mücadelede önemli bir emsal teşkil ediyor.
Gelişmenin arka planı: Jammeh dönemi ve yolsuzluk ağı
Yahya Jammeh, 1994 yılında askeri darbeyle iktidara gelmiş ve 2017 yılına kadar Gambiya'yı otoriter bir rejimle yönetmişti. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve diğer bağımsız kuruluşların raporlarına göre, bu dönemde muhaliflerin sindirilmesi, keyfi tutuklamalar, işkence ve faili meçhul cinayetler sistematik hale gelmişti. Jammeh'in ayrıca devlet kaynaklarını kişisel servet biriktirmek için kullandığı, yurt dışında lüks gayrimenkuller ve işletmeler edindiği belgelenmişti. 2016 seçimlerini kaybetmesinin ardından Ekvator Ginesi'ne sürgüne giden Jammeh, halen bu ülkede yaşıyor ve Gambiya'da hakkında çok sayıda dava bulunuyor.
ABD Adalet Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Maryland'deki mülk, Jammeh'in ailesi ve yakın çevresi tarafından yönetilen paravan şirketler aracılığıyla satın alınmıştı. Mülkün satışından elde edilen 2,5 milyon dolar, ABD yasaları uyarınca el konulan varlıklar kapsamında değerlendirildi. Bu para, Gambiya'daki mağdurlara ulaştırılmak üzere uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri aracılığıyla dağıtılacak. ABD yetkilileri, söz konusu iadenin yolsuzlukla mücadelede uluslararası iş birliğinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut: Yolsuzlukla mücadelede yeni bir dönem mi?
Bu gelişme, Batı Afrika'da uzun süredir devam eden otoriter rejimlerin gasp ettiği varlıkların iadesi konusunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Gambiya hükümeti, 2017'den bu yana Jammeh döneminde yağmalanan kamu kaynaklarının peşine düşüyor ve çeşitli ülkelerde davalar açmış durumda. ABD'nin bu iadesi, diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir. Özellikle İsviçre, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ekvator Ginesi'nde Jammeh'e ait olduğu iddia edilen milyonlarca dolarlık varlık bulunuyor.
Uluslararası şeffaflık kuruluşları, yolsuzlukla elde edilen varlıkların iadesinin, mağdurların haklarının teslimi ve hesap verebilirlik açısından kritik olduğunu belirtiyor. Ancak uzmanlar, bu tür iadelerin etkin bir şekilde dağıtılması için güçlü bir izleme mekanizması gerektiğine dikkat çekiyor. Gambiya'da mağdur ailelerin tazminat süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, halkın adalete olan güvenini artırabilir. Öte yandan, Jammeh'in hâlâ Ekvator Ginesi'nde korunuyor olması, uluslararası adaletin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor.
ABD'nin hamlesi, aynı zamanda Afrika'daki otoriter liderlerin mal varlıklarının takibi konusunda ABD'nin artan rolünü gösteriyor. Son yıllarda ABD Adalet Bakanlığı, Kleptokrasi Varlık İadesi Girişimi (KARI) kapsamında çeşitli ülkelerden çalınan paraların iadesi için çalışmalar yürütüyor. Bu çerçevede Nijerya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve diğer ülkelerden iadeler sağlanmıştı. Gambiya vakası, bu politikanın bir devamı niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel yolsuzlukla mücadele ve varlık iadesi konusunda önemli bir emsal oluşturuyor. Türkiye, son yıllarda yurt dışına kaçırılan kamu kaynaklarının iadesi için çeşitli ülkelerle iş birliği yapıyor. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ'ye ait olduğu iddia edilen yurt dışı varlıkların iadesi için ABD ve Avrupa ülkeleriyle yürütülen hukuki süreçler devam ediyor. ABD'nin Gambiya örneğinde olduğu gibi, yolsuzlukla elde edilmiş varlıkları iade etmesi, Türkiye'nin de benzer taleplerini güçlendirebilir. Ayrıca Afrika'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin kıtadaki ekonomik ve diplomatik açılımlarını etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.