ABD, G20 ülkelerini Çin ile yaşanan ticaret açığını kapatmaya çağırırken, küresel ticaretin geleceğini şekillendirecek kritik bir zirve yaşanıyor. Ancak sübvansiyonlar, nadir toprak elementleri kısıtlamaları ve Ukrayna savaşı etrafındaki görüş ayrılıkları, liderlerin ortak bildiri yayınlamasını zorlaştırıyor. Diplomatik kaynaklara göre ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, G20 maliye bakanları toplantısında Çin'in ticaret fazlasına dikkat çekerek, bunun küresel ekonomik dengesizlikleri körüklediğini savundu.
ABD'nin Baskısı ve G20 İçindeki Bölünmeler
G20 toplantısı, ABD'nin özellikle Çin'i hedef alan ticaret açığı endişelerini masaya yatırdığı bir platform haline geldi. Washington, Çin'in mercimek, çelik ve güneş paneli gibi sektörlerdeki devlet destekli üretim kapasitesinin, küresel fiyatları bozduğunu ve Amerikan işletmelerine haksız rekabet yarattığını iddia ediyor. ABD yetkilileri, bu durumun sürdürülebilir olmadığını ve G20 ülkelerinin ortak bir tutum alması gerektiğini vurguluyor.
Ancak ABD'nin bu baskısı, özellikle gelişmekte olan ülkeler arasında rahatsızlık yaratmış durumda. Özellikle sübvansiyon politikaları konusunda kendi kalkınma stratejilerini savunan Hindistan ve Endonezya gibi ülkeler, ABD'nin eleştirilerine temkinli yaklaşıyor. Öte yandan Avrupa Birliği, Çin ile ticarette denge sağlanmasından yana olmakla birlikte, ABD'nin önerdiği sert önlemlerin küresel tedarik zincirlerini daha da kırılganlaştırabileceği görüşünde. Görüşmelerde öne çıkan bir diğer başlık ise nadir toprak elementleri oldu. Çin'in, bu stratejik madenlerin ihracatına yönelik getirdiği kısıtlamalar, özellikle yüksek teknoloji ve savunma sanayileri için kritik önem taşıyor. G20 içinde bu konuda ortak bir tavır alınması, Çin'in elini güçlendirmemek adına tartışılıyor.
Ukrayna Krizi ve Bildiri Tartışması
Zirvenin en çekişmeli konularından biri de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali oldu. ABD ve müttefikleri, bildiride Rusya'yı kınayan güçlü bir dil kullanılmasını istiyor. Ancak Rusya'nın müttefiki olan ve toplantıya katılan bazı ülkeler, bu dile karşı çıkıyor. Bu durum, geçmişte de benzer şekilde yaşanan bir kilitlenmeye yol açtı. Diplomatik kaynaklar, ortak bildirinin hiç yayınlanamaması ya da zayıf bir uzlaşma ile sonuçlanma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor. Bu durum, G20'nin etkili bir karar alma mekanizması olma özelliğini bir kez daha sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, G20 içinde köprü kurucu bir ülke olarak hem ABD hem de Rusya ve Çin ile diyaloğunu sürdürüyor. Ticaret açığı baskısı, Türkiye'nin kendi cari açık sorunu ile de örtüşen bir gündem. Küresel ticarette artan korumacılık, Türkiye gibi dışa açık ekonomiler için risk oluştururken, Türkiye'nin Orta Korridor projesi ve enerji merkezi hedefi bağlamında jeopolitik önemi artıyor. Ayrıca Türkiye, Rusya ile enerji ticaretini sürdürmekte ve ABD ile yaşadığı F-35 gibi savunma anlaşmazlıklarını aşmaya çalışırken, bu tür küresel gerginliklerden doğrudan etkilenebilir. Sonuç olarak, G20 içindeki bölünmeler, çok taraflı ticaret sisteminin geleceği konusunda Türkiye'yi de belirsizliğe sürüklemektedir.