ABD Hava Kuvvetleri'ne ait altı adet F-35A Lightning II savaş uçağı ve 200'den fazla havacı personel, 26 Eylül'de Hindistan'a konuşlandırıldı. Bu konuşlandırma, ABD'nin en gelişmiş savaş uçaklarının ilk kez Hindistan topraklarında düzenlenen büyük çaplı bir askeri tatbikata katılacağı anlamına geliyor. Hint Hava Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek tatbikat, iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin derinleştiğini gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
F-35A'lar, ABD Hava Kuvvetleri'nin 388. Avcı Kanadı'na bağlı olarak Utah'taki Hill Hava Üssü'nden Hindistan'a intikal etti. Uçaklara havadan yakıt ikmali yapılması için KC-135 Stratotanker ve KC-46 Pegasus tanker uçakları da eşlik etti. Konuşlandırma öncesinde ABD Hava Kuvvetleri, Hint makamlarıyla gerekli koordinasyonu tamamladı. F-35'lerin Hint topraklarına inişi, Hindistan'ın hava savunma sistemleriyle entegrasyonu açısından da teknik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ABD ve Hindistan, son yıllarda savunma alanında önemli adımlar attı. 2016'da imzalanan Lojistik Değişim Mutabakatı (LEMOA), 2018'deki İletişim Uyumluluk ve Güvenlik Anlaşması (COMCASA) ve 2020'deki Temel Değişim ve İşbirliği Anlaşması (BECA), iki ülke orduları arasındaki operasyonel işbirliğini güçlendirdi. Hindistan ayrıca, ABD'nin öncülük ettiği Quad (Dörtlü Güvenlik Diyaloğu) grubunun bir üyesi. Bu tatbikat, Quad üyeleri arasında askeri entegrasyonun somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Tatbikatın adı ve tam takvimi henüz açıklanmadı, ancak Hint basınına göre tatbikat Ekim ayının ilk haftalarında Rajasthan ve Gujarat eyaletlerindeki hava üslerinde yapılacak. Hint Hava Kuvvetleri'nin Su-30MKI, Rafale ve Tejas uçaklarının da tatbikata katılması bekleniyor. F-35'lerin Hint Su-30MKI'leriyle hava muharebe eğitimi yapması, iki ülkenin taktik doktrinlerini karşılıklı olarak değerlendirmesi açısından kritik önemde.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu konuşlandırma, Hint-Pasifik bölgesindeki güç dengeleri açısından önemli bir mesaj içeriyor. ABD, Çin'in bölgedeki artan askeri varlığına karşı Hindistan ile ilişkilerini derinleştirmeye çalışıyor. F-35'lerin Hindistan'da görünmesi, ABD'nin Hindistan'ı yalnızca bir silah pazarı olarak değil, aynı zamanda operasyonel bir ortak olarak gördüğünü gösteriyor. Hindistan ise Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle ABD'nin CAATSA yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmıştı; bu tatbikat, iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin yaptırım tehdidine rağmen ilerlediğini ortaya koyuyor.
Çin, bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Pekin yönetimi, ABD-Hindistan askeri yakınlaşmasını kendi çevreleme stratejisine karşı bir hamle olarak değerlendiriyor. Hindistan'ın F-35'lerle tatbikata katılması, Çin'in Pakistan ile olan ittifakını da etkileyebilir. Pakistan, Hindistan'ın ABD ile askeri işbirliğini dengelemek için Çin'den J-31 gibi yeni nesil savaş uçakları tedarik etmeyi düşünebilir.
Rusya açısından ise bu tatbikat, Hindistan'ın geleneksel silah tedarikçisi olan Rusya'dan uzaklaşma eğilimini hızlandırabilir. Hindistan, Rusya'dan Su-30MKI ve MiG-29 uçakları ile S-400 sistemleri satın almış olsa da, Batı ile savunma bağlarını güçlendirmesi Moskova'da rahatsızlık yaratıyor. Rusya, Hindistan'a Su-57 gibi yeni nesil uçaklarını satmayı teklif etmişti, ancak Hindistan bu teklifi şimdilik askıya almış durumda.
Tatbikat, aynı zamanda ABD'nin Hint-Pasifik stratejisindeki çok taraflı yaklaşımını pekiştiriyor. Japonya, Avustralya ve Hindistan ile yapılan ortak tatbikatlar, Çin'e karşı bir denge unsuru oluşturuyor. F-35'lerin bölgedeki varlığı, ABD'nin bölgedeki müttefiklerine güven verme çabasının bir parçası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin F-35'leri Hindistan'da tatbikata sokması, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasıyla doğrudan ilgili. Türkiye, Rus S-400 sistemini satın aldığı gerekçesiyle F-35 projesinden çıkarılmış ve uçakları teslim alamamıştı. Bu tatbikat, ABD'nin Hindistan'a S-400 konusunda esneklik gösterirken Türkiye'ye aynı esnekliği tanımadığını gösteriyor. Türkiye, kendi hava gücünü güçlendirmek için alternatif arayışlarını sürdürürken, bu tür gelişmeler NATO içindeki dengeleri ve Türkiye'nin Batı ile savunma ilişkilerini yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Ayrıca Hindistan pazarında Türk savunma sanayii için işbirliği fırsatları da doğabilir.