ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıklayacağı Eylül ayı istihdam raporu, ekonomistlerin "düşük işe alım, düşük işten çıkarma" olarak tanımladığı olağandışı piyasa koşullarının iki yıldır sürdüğünü ortaya koyacak. Raporda tarım dışı istihdam artışının ılımlı seyretmesi, işsizlik oranının ise yatay kalması bekleniyor. Bu tablo, ABD ekonomisinin tam anlamıyla toparlanamadığını ancak sert bir daralmaya da girmediğini gösteriyor.
İşgücü Piyasasında "Düşük İşe Alım, Düşük İşten Çıkarma" Dönemi
ABD işgücü piyasası, 2022'den bu yana alışılmadık bir denge içinde. İşverenler, belirsiz ekonomik görünüm ve yüksek faiz oranları nedeniyle yeni personel almaktan kaçınıyor; ancak nitelikli işgücünü kaybetmemek için de toplu işten çıkarmalara gitmiyor. Bu durum, işsizlik oranının düşük kalmasını sağlarken, iş arayanlar için fırsatları sınırlıyor. Eylül verilerinin de bu eğilimi teyit etmesi bekleniyor.
Ekonomistler, tarım dışı istihdam artışının 150 bin civarında gerçekleşebileceğini öngörüyor. Bu, pandemi öncesi dönemdeki ortalama 200 binin altında bir rakam. İşsizlik oranının ise %3,8 seviyelerinde sabit kalması bekleniyor. Ortalama saatlik kazançlardaki artışın ise aylık %0,3 ile sınırlı kalması, enflasyon baskısının hafiflediğine işaret edebilir.
Rapordaki detaylar, Federal Reserve'in (Fed) para politikası için de kritik önemde. Fed, enflasyonu %2 hedefine indirmek için faiz oranlarını 2022'den bu yana 525 baz puan artırdı. Ancak işgücü piyasasındaki soğuma sinyalleri, bankanın faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı konusunda belirsizliği artırıyor. Eylül raporu, Fed'in kasım toplantısı öncesinde son önemli veri setlerinden biri olacak.
Küresel Ekonomi ve Piyasalar Üzerindeki Etkileri
ABD istihdam verileri, küresel piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Dünyanın en büyük ekonomisinin işgücü piyasasındaki kırılganlık, küresel büyüme beklentilerini de etkiliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD'deki faiz politikalarına bağlı olarak sermaye akışlarında dalgalanma yaşayabilir. Eğer rapor, işgücü piyasasının beklenenden daha güçlü olduğunu gösterirse, Fed'in faiz indirimlerini ertelemesi ve doların değer kazanması söz konusu olabilir. Bu da Türkiye gibi yüksek dış borcu olan ülkeler için ek baskı anlamına gelir.
Öte yandan, istihdam artışının zayıf kalması, resesyon endişelerini artırabilir ve risk iştahını azaltabilir. Ancak şu an için piyasalarda panik havası yok; çünkü işsizlik oranı tarihsel olarak düşük seviyelerde. Yine de imalat sektöründeki yavaşlama ve tüketici harcamalarındaki yavaşlama sinyalleri, önümüzdeki aylarda işten çıkarmaların artabileceği endişesini canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD işgücü piyasasındaki gelişmeler, Türkiye ekonomisi için dolaylı ama önemli sonuçlar doğuruyor. Fed'in faiz politikası, küresel sermaye akışlarını ve doların değerini belirleyerek TL üzerindeki baskıyı etkiliyor. Eylül istihdam raporu, Fed'in faiz indirim takvimine ilişkin ipuçları verecek. Eğer veriler güçlü gelirse, Fed'in faiz indirimlerini geciktirmesi ve doların güçlenmesi, Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini artırabilir ve cari açık üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, ABD'deki ekonomik yavaşlama, Türkiye'nin ihracat pazarlarını da olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, raporun detayları Türkiye'deki ekonomi yönetimi ve piyasalar tarafından da dikkatle izlenmeli.