ABD yönetimi, Eritre'ye yönelik uzun süredir devam eden yaptırımları kaldırdığını açıkladı. Karar, Kızıldeniz'deki stratejik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde geldi. Eritre, Kızıldeniz'in batı kıyısında yer alan kritik limanları ve Assab üssüyle bölgesel güvenlik açısından önemli bir konuma sahip. Yaptırımların kaldırılması, Washington'ın Asmara ile ilişkilerini normalleştirme ve bölgedeki etkisini artırma çabası olarak yorumlanıyor.
Yaptırımların Arka Planı ve Eritre'nin Stratejik Önemi
ABD'nin Eritre'ye yönelik yaptırımları, insan hakları ihlalleri ve bölgesel istikrarsızlık gerekçeleriyle yıllar önce uygulanmaya başlamıştı. Eritre, özellikle 1998-2000 yılları arasındaki Eritre-Etiyopya savaşı ve sonrasındaki sınır gerginlikleri nedeniyle uluslararası toplumun hedefi haline gelmişti. Ülke, ayrıca Somali'deki El Şebab örgütüne destek vermekle suçlanıyordu. Bu suçlamalar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2009'da Eritre'ye silah ambargosu ve seyahat yasakları getirmesine yol açtı. Ancak 2018'de Eritre ve Etiyopya arasındaki barış anlaşması sonrası BM yaptırımları kademeli olarak kaldırıldı. ABD'nin tek taraflı yaptırımları ise devam ediyordu.
Eritre, Kızıldeniz'in batı kıyısında 1.000 kilometreden fazla kıyı şeridine sahip. Bu kıyıda bulunan Assab limanı, hem ticari hem de askeri açıdan büyük önem taşıyor. Kızıldeniz, Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e açılan küresel ticaretin can damarı. Dünya ticaretinin yaklaşık %12'si bu rotadan geçiyor. Son yıllarda Kızıldeniz'de artan askeri varlık, bölgesel güçlerin (Suudi Arabistan, BAE, Türkiye, Çin, Rusya) rekabetini beraberinde getirdi. Eritre, bu rekabette kilit bir aktör olarak öne çıkıyor.
Kızıldeniz'de Artan Jeopolitik Rekabet
ABD'nin yaptırımları kaldırma kararı, Kızıldeniz'deki güç dengelerini etkileyebilir. Eritre, son yıllarda Suudi Arabistan ve BAE ile yakın ilişkiler geliştirdi. 2015'ten itibaren Eritre, Suudi liderliğindeki Yemen koalisyonuna asker ve üs desteği sağladı. Assab üssü, BAE tarafından Yemen operasyonlarında kullanıldı. Bu işbirliği, Eritre'nin bölgesel izolasyondan çıkmasına yardımcı oldu. ABD'nin yaptırımları kaldırması, Eritre'nin Batı ile ilişkilerini normalleştirmesi ve uluslararası arenada daha fazla manevra alanı kazanması anlamına geliyor.
Öte yandan, Çin ve Rusya da Kızıldeniz'de etkinliklerini artırıyor. Çin, Cibuti'de ilk denizaşırı askeri üssünü açtı. Rusya ise Sudan'da bir deniz üssü kurma arayışında. ABD, bu rekabette geri kalmamak için Eritre'yi yanına çekmeye çalışıyor. Yaptırımların kaldırılması, Washington'ın Asmara'ya yönelik bir jesti olarak görülüyor. Ayrıca, Eritre'nin Kızıldeniz'deki istikrar için kritik bir aktör olduğu ve ABD'nin buradaki askeri varlığını güçlendirmek isteyebileceği belirtiliyor.
Eritre hükümeti, kararı memnuniyetle karşıladı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bu karar, Eritre'nin bölgesel barış ve güvenliğe katkılarının tanınmasıdır" denildi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise yaptırımların kaldırılmasının insan hakları ihlalleri konusundaki endişeleri ortadan kaldırmadığını, ancak diyalog kapısının açık olduğunu vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kızıldeniz'de askeri üs kurma ve bölgedeki etkinliğini artırma çabalarıyla biliniyor. Sudan'da Sevakin Adası'nda bir üs anlaşması yapmış, ancak siyasi istikrarsızlık nedeniyle bu proje askıya alınmıştı. Eritre'nin yaptırımlardan kurtulması, Türkiye'nin bölgedeki dengeleri yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. ABD'nin Eritre'ye açılımı, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki stratejik hedeflerini zorlaştırabilir. Ancak Türkiye, Eritre ile ilişkilerini geliştirerek bu rekabette yer edinebilir. Ayrıca, Kızıldeniz'deki istikrar, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaret için hayati önem taşıyor; Türkiye'nin ihracat yollarının güvenliği açısından da kritik.