ABD ekonomisinde enerji fiyatlarındaki keskin yükselişe rağmen tüketiciler harcamalarını kısmıyor. Gelir artışının hızlanmasıyla desteklenen bireysel tüketim, enflasyonun enerji şokunun ötesine geçmesine karşın yılın ikinci yarısında da gücünü koruyor. Perakende satışlarda görülen istikrarlı seyir, Merkez Bankası'nın faiz politikasını şekillendirecek kilit verilerden biri olarak izleniyor.
Yükselen enerji maliyetleri tüketimi neden etkilemiyor?
Axios'un raporuna göre, ABD'de benzin ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesine karşın hanehalklarının harcama alışkanlıkları büyük ölçüde değişmedi. Bunun temel nedeni, işgücü piyasasındaki sıkılık ve ücret artışlarının reel gelirleri yüksek tutması. Haziran ayı maaş bordrosu enflasyonu yüzde 4,8'e ulaşırken çalışanların satın alma gücü korunuyor.
Öte yandan pandemi döneminde biriken tasarruflar hâlâ tüketime destek veriyor. New York Fed verileri, hanelerde 500 milyar dolar civarında ekstra birikim olduğunu gösteriyor. Bu fonlar, kredi kartı borcu artsa da tüketicinin finansal tamponunu canlı tutuyor.
Enflasyon cephesinde ise manzara daha karmaşık. Enerji hariç çekirdek enflasyon yüzde 3,3 ile hedefin üzerinde seyrederken hizmet fiyatlarındaki katılık dikkat çekiyor. Özellikle kira ve sağlık harcamalarındaki artış, Fed'in faiz indirimi beklentilerini törpülüyor.
Küresel piyasalara yansımalar
ABD'de iç talebin güçlü kalması, dolar endeksinin yükselmesine ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin baskılanmasına yol açıyor. Petrol fiyatlarındaki artışın ithal enflasyon yaratmasından endişe ediliyor. Enerji yoğun sektörlerde marj daralması yaşanırken, tedarik zincirlerinde olası bir talep kaynaklı gecikme riski de masada.
Ekonomistler, yılın üçüncü çeyreğinde GSYH büyümesinin yüzde 2,5 civarında gerçekleşmesini bekliyor. ABD'nin motoru olan tüketim harcamalarının yavaşlaması halinde küresel büyüme üzerinde de aşağı yönlü baskı oluşabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD tüketimindeki güçlü seyir, Türkiye gibi gelişen piyasalar için çift yönlü etki yaratıyor. Artan enerji maliyetleri Türkiye'nin cari açığını büyütürken, doların güçlenmesi TL'yi baskılayabilir. Öte yandan ABD'den gelen talep, Türk ihracatçıları için fırsat sunuyor; özellikle otomotiv ve tekstil sektörleri sipariş artışı bekliyor. Merkez Bankası'nın faiz politikasında, ABD enflasyon verilerinin yönü belirleyici olacak.