ABD Donanması’nın en gelişmiş savaş gemileri, son aylarda artan yangın ve elektrik arızaları nedeniyle alarm veriyor. Çin merkezli Naval & Merchant Ships dergisinde yayımlanan bir analiz, ABD savaş filosunun son dönemde savaş dışı nedenlerle ciddi kayıplar verdiğini, bu durumun filonun genel savaş kabiliyetini erozyona uğrattığını ve “sistemsel bir baskı ile derin eksiklikleri” açığa çıkardığını iddia ediyor. Özellikle Zumwalt sınıfı muhripler, Ford sınıfı uçak gemileri ve LCS (Littoral Combat Ship) tipi gemiler, yangın, elektrik kesintileri ve itki sistemi sorunlarıyla gündeme geliyor. ABD Deniz Kuvvetleri ise bu sorunların bakım ve modernizasyon programı kapsamında olduğunu, operasyonel hazırlığı etkilemediğini savunsa da Çin’in askeri çevrelerinde bu durum, ABD’nin deniz üstünlüğünün sorgulanmasına neden oluyor.
Artan savaş dışı kayıplar ve teknik arızalar
ABD Donanması’nın son yıllarda karşılaştığı teknik sorunlar bir hayli dikkat çekici. 2020’de USS Bonhomme Richard amfibi hücum gemisi, San Diego’da geçirdiği yangın sonucu tamamen kullanılamaz hale gelmiş ve 4 milyar dolarlık bir kayba neden olmuştu. 2022’de USS America gemisinde de benzer bir yangın çıkmış, ancak daha hızlı müdahaleyle söndürülmüştü. Bunun yanı sıra, Ford sınıfı uçak gemisi USS Gerald R. Ford, ilk konuşlanmasında elektrik ve itki sisteminde birden fazla arıza yaşamış, gemi bir süreliğine Norfolk’a geri dönmek zorunda kalmıştı. LCS programındaki gemilerde ise pervane ve dişli kutusu kırılmaları nedeniyle onarımlar yıllarca sürmüş, bu durum programın toplam maliyetini katlayarak artırmıştır. Çin analizine göre, bu arızalar sadece teknik değil, aynı zamanda ABD’nin gemi inşa ve bakım altyapısındaki “sistemsel” sorunların bir yansımasıdır.
Küresel deniz gücü dengeleri açısından anlamı
ABD Donanması’nın yaşadığı bu güvenilirlik sorunları, yalnızca teknik bir mesele olmanın ötesinde jeopolitik sonuçlar doğuruyor. Çin’in Pasifik’teki deniz genişlemesi ve Hint-Pasifik bölgesinde artan nüfuzu göz önüne alındığında, ABD’nin envanterindeki gemilerin sık sık arıza yapması, caydırıcılık kabiliyetini doğrudan etkiliyor. Özellikle Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi’ndeki gerilimler sırasında ABD’nin hızlı konuşlanma kabiliyeti sorgulanabilir hale geliyor. Çin’in askeri dergisi bu durumu “ABD’nin deniz hakimiyetinin çatlakları” olarak nitelendirirken, ABD’li yetkililer ise yeni nesil gemilerdeki arızaların aşırı karmaşık teknolojinin “diş ağrıları” olduğunu, zamanla çözüleceğini belirtiyor. Ancak, bu sorunlar iki süper güç arasındaki askeri dengeyi küçük de olsa kaydırabilecek potansiyele sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Donanması’ndaki bu güvenilirlik sorunları, Türkiye’nin savunma ve dış politikası açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, NATO’nun güney kanadında kilit bir müttefik olarak ABD’nin deniz varlığına bağımlılığını sürdürüyor; Doğu Akdeniz’deki enerji arama faaliyetleri ve Ege’deki gerginliklerde ABD gemilerinin varlığı caydırıcı rol oynuyor. Ancak ABD’nin teknik sorunları, Türkiye’nin kendi gemi inşa programlarına (örneğin MİLGEM ve TCG Anadolu) olan güvenini artırabilir. Ayrıca, bu durum ABD’nin deniz gücü projeksiyonundaki aksaklıklar, Türkiye’nin bölgesel aktörlerle (Rusya, Çin) ilişkilerini çeşitlendirme çabalarına zımni bir “alan” sağlayabilir. NATO içinde ABD’ye bağımlılığın azaltılması yönündeki iç tartışmalara da katkı sunar.