ABD ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde ticaret açığının genişlemesi nedeniyle beklenenden daha fazla yavaşladı. Ancak tüketici harcamalarındaki hızlanma ve yapay zeka altyapısına yönelik ekipman yatırımlarındaki güçlü artış, ekonominin temelinde sağlamlığa işaret etti. Ticaret Bakanlığı'nın perşembe günü açıkladığı verilere göre, gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) nisan-haziran döneminde yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,6 arttı. Bu, ilk çeyrekteki yüzde 2,6'lık büyüme oranının oldukça altında kaldı. Ekonomistlerin beklentisi, büyümenin yüzde 1,4 civarında gerçekleşeceği yönündeydi. Ancak iç talep, enflasyon ve faiz oranlarına rağmen dirençli seyretti.
İç Talep Güçlü, Dış Ticaret Büyümeyi Frenliyor
Büyümedeki yavaşlamanın başlıca nedeni, ticaret açığının genişlemesi oldu. İhracatın ithalat karşısında zayıf kalması, GSYH büyümesini yaklaşık 0,7 puan aşağı çekti. Ancak bu durum, ABD iç pazarının gücünü de gözler önüne serdi. Tüketici harcamaları, ikinci çeyrekte yüzde 2,3 ile ilk çeyrekteki yüzde 1,5'lik artışın üzerine çıkarak büyümenin ana itici gücü oldu. Hizmet harcamalarındaki artış, bu ivmede belirleyici rol oynadı.
İş dünyasının yapay zeka altyapısına yönelik yatırımları da dikkat çekti. Ekipman yatırımları, yüzde 11,2'lik güçlü bir artış kaydetti. Bu, özellikle teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve yapay zeka işlemcileri gibi donanımlara yönelik harcamalarından kaynaklandı. Öte yandan konut yatırımları, yüksek mortgage oranlarının etkisiyle yüzde 2,1 geriledi. Devlet harcamaları ise savunma ve eyalet düzeyindeki harcamalarla birlikte yüzde 1,3 artış gösterdi.
Enflasyon tarafında, Fed'in tercih ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,1'e geriledi. Çekirdek PCE ise yüzde 3,7 ile ilk çeyrekteki yüzde 4,9 seviyesinden belirgin bir düşüş kaydetti. Bu veriler, enflasyonun yavaşladığına dair umutları artırdı ve Fed'in faiz artırımlarına son verebileceği beklentilerini güçlendirdi.
Küresel Ekonomi ve Yapay Zeka Yatırımları
ABD ekonomisindeki bu gelişmeler, küresel ekonomi açısından da önemli sinyaller taşıyor. Ticaret açığındaki genişleme, Amerikan tüketicisinin hâlâ güçlü olduğunu ve ithalata olan talebin devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, başta Asya ve Avrupa olmak üzere ihracata dayalı ekonomiler için olumlu bir işaret. Özellikle Çin ve Almanya gibi ülkeler, ABD pazarına yönelik ihracatlarını artırabilir.
Yapay zeka yatırımlarındaki patlama, veri merkezleri, yarı iletkenler ve elektrik şebekeleri gibi alanlarda küresel tedarik zincirlerinde yeni fırsatlar yaratıyor. ABD'deki şirketlerin bu yatırımları, teknoloji sektöründe yenilikçiliği teşvik ederken, diğer ülkelerde de benzer yatırımların önünü açabilir. Ancak bu durum, artan enerji talebi nedeniyle elektrik altyapısına yapılan baskıyı da beraberinde getiriyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD ekonomisinin bu yıl yüzde 1,8 büyümesini bekliyor. Bu oran, diğer gelişmiş ülkelere göre oldukça iyi bir performansa işaret ediyor. Fed'in faiz politikası ise küresel piyasalar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Faiz oranlarının bu yıl sabit tutulması ya da düşürülmesi, gelişmekte olan ülkelerin borç yükünü hafifletebilir ve sermaye akımlarını destekleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ekonomisindeki yavaşlama, küresel ticaret üzerinden Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Ticaret açığının genişlemesi, ABD'nin ithalat talebinin devam ettiğini gösteriyor; bu da Türkiye'nin ihracatı için potansiyel bir pazar anlamına geliyor. Ancak küresel ekonomideki belirsizlikler ve Fed'in faiz politikaları, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini etkiliyor. Türkiye için en önemli sinyal, enflasyonun kontrol altına alınması ve Fed'in faiz indirimine gitmesi durumunda sermaye akışlarının artabileceği, bu sayede Türk lirasına olan güvenin güçlenebileceği ve dış finansman koşullarının iyileşebileceğidir. Ayrıca yapay zeka yatırımlarındaki artış, Türkiye'nin teknoloji ve altyapı sektörlerinde yeni iş birlikleri için fırsat oluşturabilir.