ABD'de eğitim krizi yeni bir boyut kazandı. Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi (NCES) tarafından yayımlanan son verilere göre, 13 yaşındaki öğrencilerin okuma becerileri 1971'den bu yana en düşük seviyeye geriledi. Ülke genelinde 1970'lerden beri düzenli olarak uygulanan Ulusal Eğitim Değerlendirme Sınavı (NAEP) verileri, okuma ve matematik alanındaki başarı düzeylerini ortaya koydu. Verilere göre, 9 yaşındaki öğrenciler pandemi öncesi okuma seviyelerine geri dönerken ve matematikte kısmi bir toparlanma gösterirken, 13 yaş grubundaki düşüş endişe verici boyutlara ulaştı.
Pandemi etkisi ve kalıcı izler
COVID-19 salgını sırasında uzaktan eğitime geçilmesi, öğrenciler arasındaki öğrenme kayıplarını derinleştirdi. 2022 yılında yapılan NAEP sınavında her iki yaş grubunda da okuma ve matematik puanlarında keskin düşüşler kaydedilmişti. Yeni veriler, 2022'ye kıyasla 9 yaşındakilerin okuma puanlarında 6 puanlık artışla pandemi öncesi seviyeye yaklaştığını, matematikte ise 15 puanlık yükselişle 2019 seviyelerine geri döndüğünü gösteriyor. Ancak 13 yaşındakiler için durum farklı: Okuma puanları 2022'ye göre 4 puan daha gerileyerek 1971'den bu yana en düşük seviyeyi gördü. Matematik puanları da pandemi öncesine dönmekte zorlanıyor; sadece 2 puanlık minimal bir artış var.
NCES Komiseri Peggy Carr, bu sonuçların pandeminin yaralarının henüz sarılmadığını gösterdiğini belirtti. Özellikle 13 yaş grubundaki düşük performans, eğitim sisteminde yapısal reformların gerekliliğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, salgın sırasında öğrenme fırsatlarının kaçırılması ve dezavantajlı öğrencilerin daha fazla etkilenmesinin bu tabloyu yarattığını vurguluyor.
Bölgesel ve ırksal farklılıklar belirgin
NAEP verileri, eğitimdeki eşitsizlikleri de gözler önüne seriyor. Düşük gelirli bölgelerdeki okullarda okuyan öğrencilerin puanları, varlıklı bölgelere kıyasla çok daha düşük. Ayrıca siyahi ve latin kökenli öğrenciler, beyaz öğrencilere göre okuma ve matematikte belirgin şekilde geride. Bu durum, pandeminin mevcut eşitsizlikleri derinleştirdiğini ve eğitim politikalarının yeniden şekillendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Uzaktan eğitim döneminde internet erişimi olmayan ailelerin çocukları, akranlarının çok gerisinde kaldı. Eğitim uzmanları, öğrenme kayıplarını telafi etmek için yaz programları, ek dersler ve bireyselleştirilmiş destek mekanizmalarının artırılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu eğitim krizi, pandeminin eğitim üzerindeki küresel etkilerini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, benzer bir süreçten geçmiş ve özellikle uzaktan eğitimdeki altyapı eksiklikleri nedeniyle öğrenme kayıpları yaşamıştır. OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin PISA sonuçları, bu kayıpların boyutunu göstermektedir. ABD verileri, öğrenme kayıplarının sadece gelişmekte olan ülkelerin sorunu olmadığını, gelişmiş ülkelerde de ciddi boyutlara ulaşabileceğini ortaya koyuyor. Türkiye, bu süreçte eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için teknolojik yatırımlarını artırmalı, dezavantajlı bölgelere yönelik telafi programları geliştirmelidir. Ayrıca, eğitim sisteminin krizlere karşı dirençli hale getirilmesi, gelecekteki olası salgın veya doğal afetler için hayati önem taşımaktadır.