Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jnr, geçtiğimiz hafta 600 kişilik yabancı yatırımcı ve yetkili heyetine Luzon Ekonomik Koridoru'nu tanıtırken, dışarıda protestocular polisle çatıştı ve ABD destekli girişimin ülke kaynaklarını sömürdüğünü öne sürdü. Tepkiler, koridorun gerçek yerel faydaları konusunda büyüyen bir şüpheyi yansıtıyor. Luzon, Filipinler'in en büyük ve ekonomik açıdan en gelişmiş adası olarak stratejik öneme sahip.
Luzon Koridoru'nun Arka Planı
Luzon Ekonomik Koridoru, ABD'nin Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne karşı bölgede attığı adımlardan biri. 2023'te duyurulan koridor, Filipinler'in Luzon adasında altyapı, enerji ve dijital bağlantı projelerini kapsıyor. ABD, Japonya ve Filipinler arasında işbirliğini öngören girişim, stratejik Subic ve Clark bölgelerini kapsıyor. Marcos hükümeti, projenin ekonomik büyümeyi hızlandıracağını savunuyor. Ancak protestocular, anlaşmaların şeffaf olmadığını ve çevresel tahribata yol açacağını belirtiyor. Geçtiğimiz hafta Manila'da düzenlenen yatırım forumu sırasında göstericiler, polis bariyerlerini aşmaya çalıştı; arbede görüntüleri sosyal medyada geniş yankı buldu. Muhalefet, projenin Filipinler'e borç yükü getireceğini ve egemenliği zedeleyeceğini öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Luzon Koridoru, ABD-Çin rekabetinin Filipinler'deki yansıması. Filipinler, Güneydoğu Asya'da ABD'nin önemli müttefiki. Son yıllarda Güney Çin Denizi'ndeki gerilim, Manila'nın Washington'a yakınlaşmasına neden oldu. Çin, koridoru çevreleme politikası olarak görüyor. Bölgesel uzmanlar, projenin başarısının yerel halkın katılımına bağlı olduğunu vurguluyor. Aksi halde, Sri Lanka'daki Hambantota limanı gibi tartışmalı sonuçlar doğabilir. Filipinler, 2025'te ara seçimlere gidiyor; ekonomik vaatler seçmen davranışını etkileyebilir. ABD, koridoru Hint-Pasifik stratejisinin parçası olarak tanıtıyor. Ancak bölge ülkeleri, büyük güçler arasında denge gözetmeye çalışıyor. Luzon'daki gelişmeler, benzer altyapı projeleri için emsal teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filipinler'deki gelişmeleri doğrudan etkilemese de, küresel altyapı yatırımlarındaki jeopolitik rekabeti yakından izlemeli. ABD-Çin mücadelesi, Türkiye'nin Orta Koridor gibi kendi girişimleri için dersler barındırıyor. Yerel muhalefet ve şeffaflık eksikliği, projelerin sürdürülebilirliğini tehdit edebilir. Türk şirketleri, bölgede altyapı ihalelerine katılabilir; ancak siyasi riskleri hesaba katmalı. Türkiye'nin Asya-Pasifik'e açılım stratejisi kapsamında, Filipinler ile ticari ilişkiler güçlendirilebilir.