ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait nükleer saldırı denizaltıları, bakım ve onarım için tersanelerde ortalama üç yıl bekliyor. Bu durum, son on yılda 41 denizaltının atıl durumda kalmasına ve milyarlarca dolarlık ek maliyete yol açtı. ABD Hükümet Sorumluluk Ofisi'nin (GAO) yeni raporuna göre, denizaltıların görevde kalma süresini uzatmak için yapılan bu bakımlar, hem stratejik hazırlığı hem de bütçeyi olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, bu gecikmelerin ABD'nin denizaltı filosunun Caydırıcılık kapasitesini zayıflattığını ve acil reform gerektirdiğini belirtiyor.
Bakım Gecikmelerinin Arka Planı
GAO'nun 28 Şubat 2025'te yayımlanan raporuna göre, 2014-2023 yılları arasında saldırı denizaltıları toplam 41 'denizaltı-yılı' boyunca bakım için hizmet dışı kaldı. Bu, filonun yaklaşık %30'unun görev yapamaz durumda olduğu anlamına geliyor. Örneğin, ''USS Boise'' denizaltısı 2015'ten bu yana tersanede; ''USS Hartford'' ise 2020'den beri bakım bekliyor. Dört kamu tersanesi (Norfolk, Portsmouth, Puget Sound ve Pearl Harbor) kapasitelerinin üzerinde iş yüküyle karşı karşıya; bu da işlerin gecikmesine neden oluyor.
Raporda, bakım gecikmelerinin nedenleri arasında iş gücü eksikliği, yaşlanan tersane altyapısı ve planlama hataları gösteriliyor. Donanma, bakım sürelerini kısaltmak için 2021'de ''Denizaltı Bakım Girişimi''ni başlattı ancak hedeflere ulaşılamadı. GAO, mevcut hızla gidişatın 2030'a kadar düzelmediği takdirde filonun savaş gücünün ciddi şekilde azalacağını vurguluyor.
Maliyet ve Stratejik Boyut
Bakım gecikmeleri yalnızca operasyonel bir sorun değil, aynı zamanda ekonomik bir yük. GAO, bu gecikmelerin maliyetinin 200 milyon ile 3,2 milyar dolar arasında değişen ek harcamalara yol açtığını tahmin ediyor. ABD Donanması, denizaltı filosunu 70'in üzerinde tutmayı hedefliyor; ancak bu hedefe ulaşmak için yıllık en az 5 milyar dolar ek kaynak gerekiyor. Öte yandan, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesinde Çin'e karşı artan askeri baskısı göz önüne alındığında, hazır denizaltı sayısının azalması caydırıcılık açısından kritik bir zafiyet oluşturuyor.
Uzmanlar, bakım süreçlerinin reforme edilmesi için özel tersanelerin daha fazla devreye alınmasını ve bakım işlemlerinin modüler hale getirilmesini öneriyor. Ancak bu değişikliklerin yıllar alacağı ve kısa vadede ABD Donanması'nın hazırlık seviyesinin düşük kalacağı belirtiliyor. Ayrıca, nükleer yakıt ikmali gibi karmaşık işlemler için uzman personel bulmak da ayrı bir sorun olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD denizaltı bakım gecikmeleri, Türkiye'nin savunma stratejisi açısından dolaylı ama önemli bir bağlama işaret ediyor. Türk Donanması, Mavi Vatan doktrini kapsamında Doğu Akdeniz'deki nüfuzunu artırırken, ABD'nin denizaltı filosundaki zafiyetler, bölgesel güç dengelerini etkileyebilir. NATO'nun güney kanadında güvenilir bir müttefik olarak öne çıkan Türkiye, kendi denizaltı modernizasyon projelerine (örneğin, yeni tip 214 ve MİLDEN) hız kazandırıyor. ABD'nin bakım sorunları, Türkiye'ye savunma sanayii bağımsızlığı konusunda ilham verse de, Ankara'nın NATO içindeki rolünü güçlendirmek için bu tür gelişmeleri yakından izlemesi gerekiyor.