WASHINGTON — ABD Deniz Kuvvetleri, mevcut finansman programıyla 2037 yılına kadar kıyı altyapısının kullanılamaz hale geleceği uyarısı üzerine, deniz kuvvetlerinin idame ve destek işlerinden sorumlu yeni bir deniz harekât başkan yardımcılığı (Deputy Chief of Naval Operations for Sustainment) makamı oluşturdu. Yeni atanan Tuğamiral, USNI News'e yaptığı açıklamada, mevcut bütçe planlamasıyla altyapının çöküşe doğru gittiğini belirterek acil önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Altyapıdaki Çöküşün Arka Planı
ABD Deniz Kuvvetleri'nin kıyı tesisleri, yıllardır süregelen yetersiz bakım ve modernizasyon yatırımları nedeniyle ciddi bir erozyonla karşı karşıya. Tersaneler, rıhtımlar, hangarlar, yakıt depoları ve idari binalar gibi kritik altyapı unsurlarının büyük bölümü Soğuk Savaş döneminden kalma ve ömrünü tamamlamış durumda. Deniz Kuvvetleri'nin kendi değerlendirmelerine göre, mevcut finansman seviyesi korunursa 2037 yılına gelindiğinde bu tesislerin büyük bir kısmı görev yapamaz hale gelecek.
Yeni kurulan İdame ve Destek Başkan Yardımcılığı, bu sorunla mücadele etmek üzere kaynakları daha etkin yönetmeyi, önceliklendirmeyi ve uzun vadeli bir strateji geliştirmeyi amaçlıyor. Tuğamiral, göreve atanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Deniz Kuvvetleri'nin küresel varlığını sürdürebilmesi için kıyı altyapısının güvenilir olması şart. Şu anki gidişat sürdürülemez" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, sorunun sadece bakım bütçesiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. ABD'deki tersane kapasitesi, hem ticari hem askeri gemi inşa ve onarım talebini karşılamakta zorlanıyor. Çin'in hızla büyüyen deniz kuvvetleri ve gemi inşa kapasitesi karşısında ABD'nin mevcut altyapısı yetersiz kalıyor. Deniz Kuvvetleri'nin 355 gemilik filo hedefi de bu altyapı sorunları nedeniyle risk altında.
Küresel ve Stratejik Boyut
ABD Deniz Kuvvetleri'nin altyapı krizi, yalnızca ulusal bir sorun olmanın ötesinde, küresel güç dengelerini de etkiliyor. ABD'nin dünya genelindeki askeri varlığı, büyük ölçüde deniz gücüne dayanıyor. Pasifik'ten Atlantik'e, Hint Okyanusu'ndan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren ABD donanması, bu varlığını sürdürebilmek için ileri üslerine ve kıyı tesislerine bağımlı.
Son yıllarda ABD'de iki partinin de gündemine giren altyapı yatırımları, savunma sanayii ve askeri tesisler için ayrılan bütçelerle sınırlı kaldı. Enflasyon ve maliyet artışları, mevcut bakım fonlarının etkinliğini azalttı. Deniz Kuvvetleri'nin yeni biriminin, bu darboğazı aşmak için özel sektörle iş birliği, yeni finansman modelleri ve önceliklendirme reformları üzerinde çalışması bekleniyor.
Diğer yandan, Çin'nin deniz kuvvetleri modernizasyonu ve gemi inşa hızı, ABD için stratejik bir tehdit olarak algılanıyor. ABD Deniz Kuvvetleri'nin altyapı sorunları, Hint-Pasifik'teki güç projeksiyonunu da zayıflatabilir. Bölgesel müttefikler, ABD'nin bölgedeki taahhütlerini yerine getirme kapasitesini sorgulayabilir. Bu durum, Japonya, Avustralya ve Güney Kore gibi ülkelerin savunma harcamalarını artırmasına ve kendi kapasitelerini güçlendirmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Deniz Kuvvetleri'nin altyapı krizi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, Türk savunma sanayii ve jeopolitik konumu açısından dolaylı etkiler taşıyor. Türkiye, son yıllarda yerli ve millî savunma sanayii projeleriyle deniz kuvvetlerini güçlendirmeye öncelik veriyor. ABD'nin tersane ve bakım kapasitesindeki zafiyetler, NATO içindeki yük paylaşımı tartışmalarını yeniden alevlendirebilir ve Türkiye'nin savunma sanayi ihracatı için yeni fırsatlar yaratabilir. Ayrıca, ABD'nin deniz gücündeki olası bir zayıflama, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki güç dengesini etkileyerek Türkiye'nin bölgesel rolünü daha da önemli kılabilir.