Washington — ABD federal denetim kurumu Sayıştay (Government Accountability Office, GAO), Trump yönetiminin Kongre tarafından Sağlık Araştırma ve Kalite Ajansı'na (Agency for Healthcare Research and Quality, AHRQ) tahsis edilen on milyonlarca dolarlık araştırma hibesi fonunu yasadışı bir şekilde alıkoyduğunu açıkladı. Çarşamba günü yayımlanan raporda, yönetimin federal yasaları ihlal ettiği ve Kongre'nin bütçe tahsis yetkisini gasp ettiği belirtildi. Karar, ABD'de yürütme organının bütçe sürecindeki sınırlarını yeniden gündeme getirdi.
GAO Raporunun Detayları ve Hukuki Dayanak
GAO'nun Çarşamba günü kamuoyuyla paylaşılan raporuna göre, Trump yönetimi 2025 mali yılı içinde AHRQ'ya ayrılan fonların önemli bir kısmını serbest bırakmayı reddetti. Söz konusu tutarın "on milyonlarca dolar" olduğu ifade ediliyor; ancak kesin rakam raporda net olarak belirtilmedi. Kongre, söz konusu fonları sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak, hasta güvenliğini iyileştirmek ve sağlık sisteminin verimliliğini araştırmak amacıyla AHRQ'ya tahsis etmişti.
Federal yasaya göre, yürütme organı Kongre'nin tahsis ettiği fonları keyfi olarak askıya alamaz veya iptal edemez. GAO, yönetimin bu eylemini "yasadışı bir alıkoyma" (illegal impoundment) olarak nitelendirdi. Bu tür bir uygulama, 1974 tarihli Kongre Bütçe ve Alıkoyma Kontrol Yasası'na (Congressional Budget and Impoundment Control Act) aykırılık teşkil ediyor. Söz konusu yasa, Watergate skandalının ardından Başkan Richard Nixon'un fonları keyfi olarak kesmesine yanıt olarak çıkarılmıştı.
GAO raporunda, yönetimin fonları alıkoyma gerekçesi olarak "programın etkinliğine dair duyulan endişeleri" gösterdiği, ancak bunun yasal bir dayanak oluşturmadığı vurgulandı. Raporda ayrıca, AHRQ'nun görev alanına giren araştırmaların halk sağlığı açısından kritik önem taşıdığı ve fon kesintisinin bu çalışmaları sekteye uğratacağı belirtildi.
Siyasi ve Kurumsal Yansımalar
GAO'nun kararı, Trump yönetiminin federal kurumlar üzerindeki kontrolünü artırma ve Kongre'nin bütçe yetkisini sınırlama çabalarının son örneği olarak değerlendiriliyor. Yönetim, daha önce de çeşitli programlara ayrılan fonları askıya almış veya yeniden yönlendirmişti. Demokratlar, kararı yürütme organının "anayasal sınırları aşması" olarak nitelendirirken, bazı Cumhuriyetçiler ise AHRQ'nun "gereksiz harcamalar" yaptığını savunuyor.
Hukuk uzmanları, GAO'nun tespitinin bağlayıcı olmadığını, ancak Kongre'nin yasal yollara başvurması halinde güçlü bir delil teşkil edebileceğini belirtiyor. Temsilciler Meclisi'nin Demokrat üyeleri, konuyu yargıya taşıyabileceklerini veya yönetime karşı bir "alıkoyma davası" açabileceklerini ifade etti. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
AHRQ, ABD Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir kurum olup, sağlık hizmetlerinin kalitesi, güvenliği, verimliliği ve erişilebilirliği konularında araştırmalar yürütüyor. Kurumun bütçesi son yıllarda yaklaşık 350-400 milyon dolar seviyesindeydi. Fonların alıkonulması, kurumun çok sayıda araştırma projesini askıya almasına veya iptal etmesine yol açabilir. Bu projeler arasında hastane enfeksiyonları, opioid bağımlılığı tedavisi ve sağlıkta eşitsizlikler gibi konular yer alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişme, dünya genelinde yürütme organlarının bütçe süreçleri üzerindeki etkisine dair tartışmaları da beraberinde getiriyor. Özellikle otoriter eğilimlerin arttığı ülkelerde, yürütmenin yasama organının tahsis ettiği fonları keyfi olarak kesmesi, demokratik denetim mekanizmalarının zayıflaması anlamına geliyor. ABD gibi kurumsal denge ve denetim sistemine sahip bir ülkede bile bu tür ihlallerin yaşanması, küresel ölçekte normların erozyona uğradığına dair endişeleri artırıyor.
GAO'nun kararı, uluslararası kamuoyunda ABD'nin hukuk devleti ilkesine bağlılığı konusunda soru işaretleri yaratabilir. Ancak aynı zamanda, bağımsız denetim kurumlarının hâlâ işlevsel olduğunu ve yürütmeyi denetleyebildiğini gösteriyor. Bu durum, ABD'nin kurumsal dayanıklılığını yansıtması açısından önemli.
Avrupa Birliği ve diğer gelişmiş ekonomilerde de benzer denetim mekanizmaları bulunuyor. Örneğin, Avrupa Sayıştayı (ECA) AB bütçesinin denetimini yapıyor ve yürütme organı olan Avrupa Komisyonu'nun fonları keyfi kullanmasını engelliyor. ABD'deki bu vaka, denetim kurumlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de yürütme organının bütçe üzerindeki yetkisi zaten geniş olup, 2017 anayasa değişikliği sonrası cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte bütçe süreci tamamen yürütmenin kontrolüne girmiş durumda. ABD'de yaşanan bu gelişme, Türkiye'deki denetim mekanizmalarının zayıflığını ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını akıllara getiriyor. Türkiye'de Sayıştay'ın etkinliği ve TBMM'nin bütçe denetimi konusundaki sınırlı rolü, benzer ihlallerin önlenmesini güçleştirebilir. Ayrıca ABD'deki fon kesintileri, Türkiye'nin sağlık alanında işbirliği yaptığı uluslararası projeleri dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak doğrudan bir bağlantı bulunmuyor; daha çok küresel denetim standartları açısından ders çıkarılabilir.