Küresel finans piyasalarının en önemli merkezlerinden ABD, bir zamanlar küçük yabancı şirketler için cazip bir halka arz destinasyonuyken, son dönemde bu eğilim tam tersine döndü. Son verilere göre, piyasa değeri 50 milyon doların altındaki yabancı şirketlerin ABD borsalarında halka arzları neredeyse sıfırlandı. Bunun temel nedeni, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'nun (SEC) yabancı mikro ölçekli şirketlere yönelik denetimlerini sıkılaştırması ve bu şirketlerin şeffaflık standartlarını karşılamakta zorlanması olarak gösteriliyor.
Artan denetim ve düzenleme yükü
2020 yılında Çinli şirketlerin muhasebe skandallarının ardından SEC, yabancı şirketler için denetim standartlarını önemli ölçüde artırdı. Özellikle, 2021'de yürürlüğe giren Yabancı Şirketler Hesap Verebilirlik Yasası (HFCAA), denetim raporlarının ABD'deki Kamu Şirketleri Muhasebe Gözetim Kurulu (PCAOB) tarafından incelenmesini zorunlu kıldı. Bu durum, özellikle Çin, Hong Kong ve bazı gelişmekte olan ülkelerden gelen küçük şirketleri olumsuz etkiledi. Ayrıca, SEC'in özel amaçlı satın alma şirketleri (SPAC) yoluyla halka arzlara getirdiği ek düzenlemeler de piyasayı daralttı.
Bunun yanı sıra, artan yasal maliyetler ve uyum yükü, küçük şirketlerin ABD'de halka arz olmasını neredeyse imkansız hale getirdi. 2023 yılı boyunca ABD borsalarında halka arz olan yabancı şirket sayısı bir önceki yıla göre yüzde 40 azaldı. Küçük ölçekli şirketlerin yerel borsalara yönelmesi veya özel sermaye fonları aracılığıyla büyümeyi tercih etmesi bu düşüşün temel nedenleri arasında.
Küresel boyut ve alternatif finansman arayışları
Bu gelişme, sadece ABD piyasasını değil, küresel finans ekosistemini de etkiliyor. Küçük yabancı şirketler artık Londra, Hong Kong, Singapur ve hatta İstanbul gibi alternatif borsalara yöneliyor. Özellikle Londra Borsası'nın esnek kuralları ve düşük maliyetli halka arz seçenekleri bu şirketler için cazip hale geldi. Hong Kong Borsası ise, Asya odaklı şirketler için bölgesel bir merkez olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda, dijital varlık borsalarındaki token arzları (STO'lar) ve halka arz sonrası kitle fonlaması platformları gibi alternatif finansman yöntemleri de popülerlik kazanıyor.
Uzmanlar, bu trendin ABD'nin küresel finans piyasasındaki liderliğini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. JP Morgan analistlerine göre, ABD'deki sıkı düzenlemeler sonucu küçük şirketlerin alternatif merkezlere kayması, uzun vadede ABD borsalarının derinliğini ve likiditesini olumsuz etkileyebilir. Bu da, yatırımcılar için daha az çeşitlendirme imkanı anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'den küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'ler) yurtdışında halka arz stratejilerini doğrudan etkiliyor. ABD pazarına giriş maliyetleri artarken, Türk şirketler İstanbul Borsası, Londra veya alternatif platformlarda listelemeyi değerlendiriyor. Bu durum, Borsa İstanbul'un bölgesel cazibesini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin yabancı sermaye çekme çabaları kapsamında, ABD'de halka arz olmayı planlayan Türk girişimlerin alternatif finansman kanallarına yönelmesi, yerel piyasaların derinleşmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte, SPK'nın uluslararası standartlarla uyumlu düzenlemeler yapması, Türk şirketlerinin küresel rekabet gücünü koruması için kritik önem taşıyor.